|
Alıntıdır !!! Alıntıdır !!!
Alıntıdır !!! Alıntıdır !!! Alıntıdır !!!
Kökeni Hindistan'a dayanan bir değişik çeşidi
olan Bakla Falı , Avrupa'ya çingeneler kanalıyla
yayılmıştır.
Bakla falı çeşitli boyutlardaki bakla, fasulye vb. hububat
türlerinin kurutulmuşları ve küçük, değişik ebatlarda renkli
taşlarla bakılan, kökü çok eskilere dayanan bir faldır.
Genellikle çingene kadınlarının baktıkları bakla falı,
yaygınlık bakımından çok bilinen bir fal türü olma
özelliğini de taşır.
Fala bakmak için yer, zaman, ortam önemli değildir. Her an
her yerde bakılabilir ve çok fazla bir kuralı da yoktur.
Falın bakılacağı malzemeye dokunmak ve ardından da niyet
tutmak ilk şartıdır. Fal malzemesine dokunan, falı bakılacak
kişinin ruhsal enerjisi, parmaklardan ve avuçlardan bakla
tanelerine geçer. Bu hal fal taneleri üzerinde manyetik bir
alan oluşturur.
Falcı bu bakla tanelerini hafifçe atarak onların yere
saçılmalarını sağlar. Bu saçılma esnasında taneler, alanın
titreşim sınırları dahilinde bilgi simgelerine göre bir
diziliş yaparlar. Bundan sonrası falcının tele kinetik
gücüne dayanmaktadır. O sırada da etkin bir durumda olan bu
güç, şahıs, tutulan niyet ya da niyetteki olay ve şahıs’lar
adına ruhsal alemle bağlantıya geçerek, simgelerle baktıran
kişinin zihni arasında telepatik bağlantıyı sağlayarak falı
yorumlar. İşte bu esnada fal bakan kişinin yanlış kanala
girmesi ile yorumlamada yanlış bilgi vermesi baktıran kişiye
yanlış bilgi aktarılmasına sebep olabilir.
Bakla falı çingeneler tarafından çok fazla ayağa düşürülmesi
neticesinde de rasyonalistlerin dediği gibi basit bir iki
tanenin insan yaşamını nasıl etkileyebileceği şüphesi, onu
pek fazla itibar edilmeyen bir fal sınıfına sokmuştur. Yine
de insanlar ara sıra eğlence olsun diye, bazen de zaman
doldurmak açısından sıkça bakla falı baktırırlar. |