|
Sayısını
bilemediğimiz kadar enerji kanalları vardır. Hepsi aynı frekans
ve yoğunluktadır. Evrende her birinin işlevi aynıdır. Burçlar
bile sadece ışınlar gösterdiği halde her biri ayrı kalitede
manalar taşır. Bize yansıması, bizim programımıza göre ayrı
açılımdadır. Hatta planetlerin seyrine göre yıi,gün ve saate
göre etkisi değişir. Spektrumun en alt ucu dünyamız (bize göre)
en üstteki uçtan sürekli beslenir. Bu kanallarda çok farklı
enerjilerle beslenmektedir. Bunda beyin programımız en önemli faktördür.
Kanal seçimini bilinçli veya bilinçsiz biz yapmaktayız.
Bilinç
düzeyimiz, düşünce gücümüz seçme kriterlerimizdendir. Bazen de
özel tekniklerle bu seçimi yönlendiririz. Enerji çalışmaları ve
ibadetlerden amaç budur. Ama olumsuz duygu ve düşüncelerin
getirisi olumsuz hallerde "öfke, kin, kıskançlık, vehim" olumsuz
kanallardan çokça benzer enerji çeker daha da olumsuzlaşırız.
Popüler tabirle "negatif yükleniriz".
Hangi enerji
frekansında isek evrende ona kanal oluruz. Enerji
çalışmalarından biri olan reiki evrendeki sayısız kanallardan
biri olan saf, süptil arındırıcı bir enerji kanalıdır. Tarihin
ilk çağlarından beri kadim uygarliklarca değişik isimlerle
kullanılıyordu. Usui son çağda bunu herkesin kullanabileceği bir
metod geliştirerek uygulamaya sokmuştur. Reiki herkesin doğru
bir eğitimle! öğrenebileceği, uygulayabileceği bir enerji
çalışmasıdır.
Kanal olan kişi
bu saf enerjiden yaralanıp arınma(bedensel, ruhsal, zihinsel) ve
güçlenme yapabilir. Kendi enerji kalitesinin yapması için sınırı
yoktur. Hasta, yaşlı herkes yapabilir. Negatif blokajları açıp
sistemi düzgün hale getirdiği için faydalıdır.
Bioenerji
terapileri şekilde aynı görünsede, uygulama çok farklıdır.
Bioenerji terapistinin enerji düzeyi çok yüksek ve kaliteli
olmalıdır.Sorunu tespit edecek algılamaya"titreşim
kalitesine"vakıf olmalıdır. O titreşimi düzeltecek kanala
bağlanabilmeli, aktarabilmelidir. Bir terapi esnasında,
besleyici, koruyucu, açıcı, güçlendirici hatta kesici enerjiye
bile kanal olabilir. Reiki gibi tek kanalla çalışmaz. Kist
gördüğü bir bölgeye besleyici, güçlendirici enerjiyi kullanmaz,
kesici enerjiyi kullanır, enerji kanalını kapar. Beslenmeyen
bölümdeki kist zamanla kendini yok eder. Tembel bir bölgeye
farklı enerji yükler.
Bioenerji
uzmanı bir orkestra şefi gibi her bölgeyi ayrı ama bütünde ortak
tına getirir. Her birinin komutu ayrıdır. Bioenerji uzmanı hasta
ile evrensel enerji arasında hassas bir antendir. Algıladığı
titreşime uygun olan kanala kanal olur. Bunu da kendi
titreşimlerini ayarlayarak yapar. Rastgele bir sağaltma, arınma
değildir.
Seans boyunca
nötr ve hasta ile rezone durumunda kalır. Seans boyunca pek çok
kanalla bağlantı kurar. Kendisi hasta, "ruhsal, zihinsel,
bedensel" sorunlu ise bunu yapamaz. Daima saf enerjide
olmalıdır. Kirli kanaldan kirli enerji akar. Su bile geçtiği
borunun kalitesince su verir. Kirli, paslı, tıkanık borudan
gelen su kalitesi gibi, aktarıcının da kanal olma kalitesi
önemlidir. Bioenerji uzmanının özel yaşamı bile önemli
sınırlıdır.
Vücudumuzda
majör (ana) çakralardan başka 28 tane minör (ikincil) çakra,
tsobo, marma ve el ayak refleks noktaları vardır. Bunlar daha
çok enerjiyi tetiklemek için kullanılır. Düzensiz çalışan
çakraları harekete geçiren noktalardır. Ayrıca şu ana kadarki
tespitlerimizle 88.000 özel noktayı tanıyoruz. Bu da bize
vücudumuzun son derece duyarlı büyük bir anten olduğunu
gösterir.
Çakralar iç
salgı bezlerinin üzerindedir. Yoğunlaşmış enerji bölgesi olan
çakralar düzgün performansla çalışması yedi önemli salgı bezinin
düzgün hormon salgılaması demektir. Sağlığımızı koruyan,
güçlendiren bu işlemin devamını sağlamak için önce enerjileri,
evrensel enerjiyi, yaşam enerjisini, beden, ruh, zihin
enerjilermizi ve vücudumuzdaki bu sistemi tanımamız gerekir. Onu
korumayı, güçlendirmeyi, bozulunca yeniden düzenlemeyi öğrenmek
kadar, bozulma sebeplerini de bilmek gerekir
ENERJİ
SİSTEMİMİZ NEDEN BOZULUR
Bizler doğal
varlıklarız. Doğada yaşamak üzere programlanıp yaratıldık.
Doğamıza uygun olmayan yaşam tarzı en önemli sebeptir.
*sentetik
giysiler, eşyalar
*elektro manyetik araçlar
*topraktan uzak olmak
*hava kirliliği
*hormonlu ve genetiği değişmiş yiyecekler
*çok durgun veya çok hareketli yaşam
*ani şok ve üzüntüler
*çevresel faktörler (yaşam alanımızın konumu ve çevremizdekiler)
*olumsuz duygu ve düşünceler
***STRES!!!!
ENERJİMİZİ
NELER KORUR VE GÜÇLENDİRİR
*Doğal yaşam
*olumlu duygu ve düşünceyi yaşam modeli yapmak
*kristaller ve mineral taşlar
*renk terapileri
*çevre ve mekan düzenlemesi
*sağlıklı beslenme ve spor
*İlk şart
kesinlikle sağlıklı ve güçlü enerji sistemi olmasıdır. Hiçbir
fiziksel, ruhsal, zihinsel sorunu olmamalıdır. Kendi olumsuz
titreşimleri algılamayı ve aktarımcılığı durdurur.
* Konuyu
temelinden, prensip ve dinamiğinden kavrayabilecek iyi eğitimli
olmalıdır.
*Pratik ve uygulamalar da tecrübe sahibi olmalıdır.
*Duyu ötesi algılamaları "duru görü" güçlü olmalıdır.
*Terapi sırasında her türlü dış algılamaya karşı kapalı
olabilmeli, hastadan başka hiçbir şeyle etkileşimde olmama
yetisini kullanabilmelidir.
*Vücut
enerjisinin her bölümün "her çakranın, her sistemin, kemik, kan,
doku titreşimlerin ayırdına varabilecek agılama düzeyinde
olup,olumsuz titreşimlerin farkına varabilmelidir.
*Onunla rezone olup, olması gereken titreşim düzeyine\ngetirebilecek
aktarımcı olabilmelidir.
*Her bir çakraya, lokal sorunlu bölgeye ait enerjiyi tespit edip
o bölgeye o tür enerjiyi çekebilecek kadar geniş kapsamlı "KANAL
OLABİLMELİDİR"
*Hastadan
sağaltma yoluyla kendi bedenini çektiği olumsuz kirli enerjiyi
en kısa sürede boşaltabilmelidir.
*İlk şart kesinlikle sağlıklı ve güçlü enerji sistemi olmasıdır.
Hiçbir fiziksel, ruhsal, zihinsel sorunu olmamalıdır. Kendi
olumsuz titreşimleri algılamayı ve aktarımcılığı durdurur.
*Konuyu temelinden, prensip ve dinamiğinden kavrayabilecek iyi
eğitimli olmalıdır.
*Pratik ve uygulamalar da tecrübe sahibi olmalıdır.
*Duyu ötesi algılamaları "duru görü" güçlü olmalıdır.
*Terapi sırasında her türlü dış algılamaya karşı kapalı
olabilmeli, hastadan başka hiçbir şeyle etkileşimde olmama
yetisini kullanabilmelidir.
*Vücut enerjisinin her bölümün "her çakranın, her sistemin,
kemik, kan, doku titreşimlerin ayırdına varabilecek agılama
düzeyinde olup,olumsuz titreşimlerin farkına varabilmelidir.
*Onunla rezone olup, olması gereken titreşim düzeyine
getirebilecek aktarımcı olabilmelidir.
*Her bir çakraya, lokal sorunlu bölgeye ait enerjiyi tespit edip
o bölgeye o tür enerjiyi çekebilecek kadar geniş kapsamlı "KANAL
OLABİLMELİDİR"
*Hastadan sağaltma yoluyla kendi bedenini çektiği olumsuz kirli
enerjiyi en kısa sürede boşaltabilmelidir.
*Bazı bölgelerde "kronik veya aşırı tembel"kanal olunup
aktarılan enerji canlanma için yetersiz kalabilir. O durumda
kendi enerjisinden aktarım yaparak bir "AŞILAMA" yapabilmelidir.
*Terapi boyunca kendi enerjisi güçlü olduğu için, güçlü bir
kanal olmadan baka devreye sadece burada girebilir. Zaman
kısıtlıdır. "En fazla 5 dakika"
*Terapi boyunca sürekli kendi enerjisini kullanmak hem hastaya,
hem kendine büyük zarar verir.
*Yabancı enerji daima sistemi bozar.
*Yüklenim ve aktarımda buna çok dikkat gerekir.
Evrende herşey
enerjidir. Evrendeki herşeyin özü kuant dediğimiz enerji
zerrecikleridir. Gördüğümüz, algıladığımız canlı cansız herşey
kuant dediğimiz enerji zerreciklerinin belli sayılarda
yoğunlaşmasıdır.
Evren bir
enerji okyanusudur. Nesneler arası boşluklar dediğimizde
enerjidir. Sürekli titreşim halinde olan kuantlar özel programa
organize olup şeyleri oluşturur. Vücuda gelen oluşumları biz
isimlendiririz. Beş duyu ile algılayabildiklerimiz kadar, duygu
ve düşüncelerde enerjidir. Onların titreşim sayılarının
yoğunluğu, niteliğini ve kalitesini belirler.
Bizlerde belli
titreşimlerin "kan-kemik-kas-sinir-doku vs." birleşimi ile
organize olmuş enerji varlıkları olduğumuz kadar bizi canlı
kılan özel bir enerji sistemi ile donanmış durumdayız. Evrensel
enerji ile sürekli bağlıntıda olan ve ondan beslenen
vücudumuzdaki enerji sistemimiz özgün bir yapı oluşturur.
Vücudu kan
damarları gibi saran "nadi" dediğimiz enerji kanalları ile bu
enerji dolaşır. Belli şekillerde enerji meridyenleri oluşturur.
Bu meridyenlerin başlangıç ve bitiş noktaları, özel enerji
tetikleme noktaları olduğu kadar, enerji beslemesi yapacağı
organ ve sistemleri işaret eder.
Evrendeki
herşeyde olduğu gibi bizimde bir manyetik alanımız vardır. Biz
ona AURA diyoruz. Auramız bireysel enerjimizin evrene açılan
yanıdır. Değişik katmanlardan oluşmuştur. Kadim bilgilerden, bu
günkü bilimin ışığında yeniden değerlendirmelerimizle bunun 8-9
katman kadar olduğu bilgilerine ulaştık. herbiri özgün renk ve
yoğunluğa, akışa sahip olan aura katmanlarının, bizim enerji
kalitemize ve onu kullanabilme yeteneğimize göre(bilinçli veya
bilinçsiz) bütün evreni kaplayacak bir enerjidir.
Doğumdan son
nefese kadar her canlı yararlanabilir. Sonradan bozulan her
sistem için faydalıdır. Doğuştan bozukluklar için sadece
rahatlık, kolaylık verir. O yapıyı değiştiremez. Çok
ilerlemiş,"kronikleşmiş" sorunlarda iyileşme nispeti düşer.
Biraz daha yaşam kalitesi artar.
Tavsiye edilen;
erken müdahaledir. Hatta sorun olmadan herkesin enerji sistemini
kontrol ettirip, aksaklıkları büyümeden dengelenmesini sağlamalı
ve bu dengenin devamı, daha da gelişip güçlenmesi için gerekli
olanı öğrenmesi uygulaması önemle tavsiye edilir. Bioenerji;
sağlık bozulunca başvurulacak son kapı (çare) değildir.
Koruyuculuk adına ilk kapı olması en idealdir.
Uygulayıcının
hastanın bilinç düzeyine göre konuyu doğru aydınlattıktan sonra
terapiye geçmesi lazımdır. Keramet, mucize eller, hikmet gibi
hurafe ile işlenen bilinçsiz gösteriler, sadece şovda kalır.
Geçici psikolojik rahatlama olur. Kalıcı sonuç için uygulama
yapılan konuya dahil edilmelidir.
Uygulayıcı
(terapist) sadece bilinçli bir aktarıcıdır. Yaptığı tek şey;
hastanın enerji elektrik sistemini yeniden olması gereken düzeye
getirmektir. Bir bakıma "AKORD" etmektir. Enerji sistemindeki
aksaklık , sorun halledilince her canlıda var olan bioregüler
güç vücudu yeniler, sistemler güçlenir. Daima sorunu vücut
kendini kendi iyileştirir.
Bioenerji
uzmanının hastalıkla hiç işi olmaz. Hastalık onun için o
bölgedeki enerji sorununun niteliğidir.Bağlantı meridyenleri,çakra
ve auradaki sorun ve denge ile ilgilenir. Aksaklığı yaratan
enerji sorununu halleder. Ağrıyı, hastalığı aldım, temizledim
diyen terapist, ya kendisi de sadece oradaki negatif blokajı
aldığını rahatlama sağladığını bilmiyor, ya da karşısındakini
kandırıyordur.
Unutmayalım ki
enerji sistemi düzgün, güçlü çalışan kişinin bütün sistemleri
düzgün çalışacaktır. Hastalık bedenle sorunun savaşıdır. Galip
gelen kazanr. İnsan ya hastadır ya sağlıklı, ya galiptir ya
mağlup.
Terapist ya
savaş öncesi takviye verir hazırlar, ya da savaş sırası
tamir"akord" ederve destek verir, yardımcıdır. Savaş hasta ile
sorun arasında birebirdir.
Onun için
hastanın konuya dahil olması çok önemlidir. İnanmadan gelen ön
yargılı, şüpheli kişilere yapılan uğraşı baştan yanlıştır.
Terapist ne kadar verici ise o da o kadar alıcı olmalıdır. Bu
da titreşimlerin direnç göstermeden olaya dahil olmasıdır.
İnanmayan vücut aura kalkanı kurar. Terapist frekans uyumu ve
rezone olmayı başaramaz.
İnanıp
güvenmediğiniz doktordan ve ilaçtan; doğru müdahale görsek bile
fayda göremeyiz. Kaldı ki enerji terapilerinde bu en önemli
konudur.
Bazen olaya
inanır, terapiste güvenemeyiz. Bu durumda size sıcak, samimi
gelen terapisti seçin. Bu güvenmediğiniz terapistten daha az
yetenekli, donanımlı olsa bile sizin için daha uygun olanıdır. |