Büyü nedir?
Ak Büyü
Kara Büyü
Papaz Büyüsü
Büyücülük Nedir?
Büyü ve Metafizik
İslam'da Büyü
Büyü Çeşitleri
Büyü Çözmek
Büyücülük ve İncil
Büyücüler Dünyası
Büyü Gerçek midir?
Büyü Türleri
Büyü ve Muska
Büyü ve Kabala
Büyücülük Hakkında
Gerçek Büyücülük
Büyücülere Karşı Savaş
Büyücülerin Bulunması
Büyücü Toplantı Günü
Büyücülerin Tespiti
Büyücülerin İdamı
Büyü Dükkanı |
Şeytan hiç bir zaman insanların huzur
içinde, mutlu bir hayat geçirmelerini istemez. İstediği tek şey vardır;
bütün insanları kendisiyle birlikte cehenneme sürüklemek. Bunun için de
elindeki bütün imkânları seferber eder. İnsanları kandırmak için her
türlü hileye başvurur.
Büyü de; şeytanın bu hilelerinden
biridir. Şeytanın insanları bu dünya hayatında mutsuz etmek ve
kendisiyle birlikte cehenneme götürmek için kullandığı korkunç bir
tuzak. Şeytanın bir ilmi; büyü, sihir ve hüddam…
Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de bizlere
büyünün var olduğunu ifade ediyor ve Kur’ân-ı Kerim âyetleri gereğince
büyünün Allahû Tealâ tarafından kesinlikle yasak edildiğini görüyoruz.
2/BAKARA-102: Vettebeû mâ tetluş şeyâtînu alâ mulki suleymân(suleymâne),
ve mâ kefere suleymânu ve lâkinneş şeyâtîne keferû yuallimûnen nâses
sihrâ, ve mâ unzile alel melekeyni bi bâbile hârûte ve mârût(mârute), ve
mâ yuallimâni min ehadin hattâ yekûlâ innemâ nahnu fitnetun fe lâ
tekfur, fe yeteallemûne minhumâ mâ yuferrikûne bihî beynel mer'i ve
zevcih(zevcihî), ve mâ hum bi dârrîne bihî min ehadin illâ bi iznillâh(iznillâhi),
ve yeteallemûne mâ yedurruhum ve lâ yenfeuhum, ve le kad alîmû lemeniş
terâhu mâ lehu fil âhireti min halâ(halâkın), ve le bi'se mâ şerav bihî
enfusehum, lev kânû ya'lemûn(ya’lemûne).
Süleyman'ın mülkü üzerine onlar, şeytanların okuduğu (anlattığı, tilâvet
ettiği) şeylere uydular (tâbî oldular). Oysa Süleyman, (sihir yapmadı
ve) kâfir olmadı. Fakat şeytanlar, insanlara sihri öğretmekle kâfir
oldular. Babil (şehrin)deki iki melek (olan) Harut ve Marut'a indirilen
şeyleri (öğretiyorlardı). Oysa onlar: "Biz (im bilgimiz, sizin için)
sadece bir fitne, bir imtihandır. Sakın (sihir ilmini öğrenerek) kâfir
olmayın." demedikçe hiç kimseye bunu öğretmezlerdi. O zamanlar (sihir
meraklıları ve onu geçim vasıtası yapanlar) o ikisinden erkek (koca) ile
karısının arasını açacak şeyler öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın
izni olmadan onunla (sihirle) hiç kimseye zarar veremezlerdi. Zaten
onlar kendilerine fayda verecek şeyleri değil, zarar verecek şeyleri
öğreniyorlardı. Andolsun ki; onlar onu (sihri ve ona ait bilgileri)
satın alan (ve onunla çıkar sağlayan) kimse için ahirette bir nasip
olmadığını bilirlerdi. Kendi nefslerini, onunla ne kötü bir şeye
sattıklarını onlar keşke biliyor olsalardı
113/FELÂK-1: Kul eûzu bi rabbil felak(felakı).
De ki: "Sabahın Rabbine sığınırım."
113/FELÂK-2: Min şerri mâ halak(halaka).
Yarattığı şeylerin şerrinden.
113/FELÂK-3: Ve min şerri gâsikın izâ vekab(vekabe).
Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden.
113/FELÂK-4: Ve min şerrin neffâsâti fîl ukad(ukadi).
Ve min şerrin neffâsâti fîl ukad(ukadi).
113/FELÂK-5: Ve min şerri hâsidin izâ hased(hasede).
Ve hased ettiği zaman hasetçinin şerrinden.
Şeytanın ilmini temsil eden büyü, hüddam ve fal okları Peygamber
Efendimiz(S.A.V)’in dönemine kadar da insanlar tarafından en üst boyutta
kullanılıyordu.
Şeytanın bu ilmi insanlara sadece zarar
verir. Şeytanın tesiri altındaki insanlar, şeytandan yardım alarak bu
ilmi, başkalarına zarar vermek için kullanırlar. Amaçları onları mutsuz
etmektir. Çünkü şeytan onları bu istikamette kumanda eder. Onlar
şeytanın da yardımıyla, birbirleriyle iyi anlaşan insanların arasını
açmak, evli çiftleri birbirinden ayırmak, insanların hastalanmasını,
sıkıntı çekmesini sağlamak gibi birçok kötülüğü yapabilirler. Bugün
şeytanın bu ilmi sebebiyle, hayatını inanılmaz işkencelerle geçiren
yüzlerce, binlerce insanın var olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki insanlar
bu korkunç ilmin onları cehenneme götüreceğinin farkında bile değiller.
Şeytanın etkisiyle para karşılığında insanlara büyü yapıyorlar. Bu ilmi
kullanarak kendilerine çıkar sağlıyorlar.
7/A’RAF-16: Kâle fe bimâ agveytenî le ak'udenne lehum sırâtekel mustekîm(mustekîme).
(İblis:) "Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı
Mustakîm’ine onlara karşı (mani olmak için) oturacağım." dedi.
7/A’RAF-17: Summe le âtiyennehum min beyni eydîhim ve min halfihim ve an
eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidu ekserehum şâkirîn(şâkirîne).
Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve
sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükreden bulmayacaksın.
Şeytanın insanları bu dünyada mutsuzluğa,
ahrette ise cehenneme götürecek olan bu ilminin yanı sıra bir de
Allah’ın ilmi vardır. İnsanları yalnızca mutluluğa, huzura götüren bir
ilim. İki yol vardır: Birincisi Allah’ın yolu, ikincisi şeytanın yolu.
Ve iki kulluk söz konusudur; Allah’a kul olmak, şeytana kul olmak.
İnsanlar ya şeytana kul oluyorlar ya da Allah’a kul oluyorlar.
2/BAKARA-256: Lâ ikrâhe fiddîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi),
fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil
vuskâ, lenfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun)
Dînde zorlama yoktur. Andolsun ki; irşad (hidayet yolu; Allah’a
ulaştıran yol), gayy (dalâlet yolu; şeytana, cehenneme ulaştıran yol)dan
açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. O zaman; kim tagutu (şeytanı ve
şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min
olursa) (Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), artık andolsun ki; o,
(Allah’tan) kopması mümkün olmayan (sağlam bir kulba) urvetül vuskaya
(mürşidin eline) (tutunup) yapışmıştır. Allah SEMÎ’un ALÎM’dir.
Büyü ile uğraşanlar; şeytanın adımlarına tâbî olarak ona kul olanlardır.
51/ZARİYAT-56: Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûn(ya'budûni).
Biz, insanları ve cinleri başka bir şey için değil; Bize, kul olsunlar
diye yarattık.
36/YASİN-60: E lem a'had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta'buduş şeytân(şeytâne),
innehu lekum aduvvun mubîn(mubînun).
Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd
almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.
36/YASİN-61: Ve eni'budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).
Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı
Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
Büyüyü yapmak da, yaptırmak da Allah katında çok büyük suçtur. Büyü
yapanların, büyüye ait bilgileri satın alan ve onunla çıkar sağlayan
kimselerin ahrette bir nasibi olmadığını belirtiyor Allahû Tealâ. Onlar
cehennemin en aşağı katına gidecek olan onlardır. |
Diğer Büyü Çeşitleri
Büyü Kimlere Tutmaz
Büyü ve Şeytan İlişkisi
Büyünün Başlangıcı
Büyünün Tarihi
Büyü Hakkında
Büyü Küfre Götürür
Büyü İle İlgili Ayetler
Büyü ve Müslümanlar
Büyü ve Mucize Farkı
Büyüye Karşı
Büyüden Korunma
Büyü Yasaktır
Büyü ve Cinler
Büyü Nasıl Bozulur?
Büyü Bozan Ayetler
Büyü ve Krynn
Büyü ve Eski Mısır
Büyücülüğün Hükmü
Büyü İle İlgili Hadisler
Büyünün Bozulması İçin
Büyü ve Büyücülük
Büyü ve Gücün Kaynağı |