| |
1-Mucize Allah
Tealâ’ nın, peygamber olarak görevlendirdiği insanlar eliyle
gerçekleştirdiği olağan üstü olaylara denir; çalışarak, öğrenerek,
okuyarak ve pratik yaparak mucize gösterilemez. Sihir/büyü ise
bilenlerden öğrenmek ve çalışmak suretiyle herkesin ulaşabileceği
bir iştir.
2- Mucize tamamen gerçektir; meydana gelmesinde herhangi bir
sahtelik, göz bağcılık veya aldatma yoktur. Doğrudan doğruya
peygamber tarafından ve vasıtasız olarak izhar edilir. Sihir/büyü
ise genellikle gözbağcılığa ve el çabukluğuna dayanır. Gerçek payı
bulunanlarda ise cinlerden ve sair varlıklardan yardım alınır.
3- Sihir/büyü, özel bazı vakitlerde ve özel birtakım eşya
kullanılarak yapılır; yani belli şartları vardır. Mucize ise böyle
değildir. Allah Tealâ’ nın dilediği her zaman peygamberler eliyle
izhar olunur.
4- Büyü/sihir yenilenmediği zaman bir süre sonra etkisini kaybeder.
Mucize ise, kendisinden beklenen maksadı hasıl ettiği sürece
devamlıdır.
5- Mucize, kevnî olaylara bile müdahale edip onları değiştirecek
çapta meydana gelebildiği halde (ayın ikiye ayrılması, denizin
yarılması… gibi), sihir/büyü, sınırlı bir sahada cüzî bir etkiye
sahiptir. Sihir, Büyü ve Tılsımın Hükmü Sihir, büyü, tılsım… gibi
işlerle uğraşmak dinimizin kesin olarak yasakladığı, haram kıldığı
şeylerdir ve kişiyi küfre kadar götürür. Bununla birlikte, alimler
yapmak için değil, fakat yapılmış olanı bozmak ve şerrinden korunmak
için sihir/büyü öğrenmenin haram olmadığına hükmetmiştir. (Elmalılı,
a.g.e., 1/447) |
|