Medyum Mustafa Büyü yapmaz !

Bu bölüm sadece bilgilendirme amaçlıdır.

 | Medyum | Büyü | Vefk | Çalışmalarım |

 
 
Astromedyum ana sayfası

| Ücretsiz Bakım | Remil Bakımı | Biyografi | İletişim |

Büyü ve Büyücülük
 
İslam'da Büyü
Büyüye Karşı

Büyü Çözmek
Büyü Yasaktır
Büyü ve Muska
Büyüden Korunma
Büyü Küfre Götürür
Büyü Bozan Ayetler
Büyü İle İlgili Hadisler
Büyü İle İlgili Ayetler

Büyü ve Müslümanlar
Büyü ve Mucize Farkı
Büyü Kimlere Tutmaz
Büyü ve Şeytan İlişkisi

Büyünün Bozulması İçin
 
 

Büyü Bozan ve Koruyucu Vefkler

Büyü Şeytan İlişkisi
 

Eski günlerin Avrupa'sında Katolik ve Protestanlar, tüm büyücülerin şeytanla bir çeşit anlaşma imzaladıklarına inanırlardı. Bu anlaşmaya göre büyücüler, kendilerine verilecek insanüstü kuvvetlere karşılık şeytanlra ibadet ve hizmet etmeyi üstlenirlerdi. Bu anlaşma, şeytanlarla yapılan gizli bir toplantıda büyücülerin kanıyla yazılırdı. Şeytanlar böyle anlaşma toplantılarına herhangi bir zamanda gelebilirler ya da istedikleri zaman ansızın ortaya çıkabilirlerdi. Bazen keçi olurlar, bazen böcek şekline girerler, bazen de güzel kadınlar halinde görünürlerdi. On üç yaşında ufak bir kızın söylediğine göre, şeytan bir gün kavanozun içinden çıkarak yere atlamış, sonra Alaaddin'in lambasındaki cin gibi büyümüş ve kendisini, hizmetçisi olması için kandırmaya çalışmıştı.

Şeytanla yapılan tüm anlaşmalar, özel günlerde imza edilirdi. Bu özel günler, yılda dört kez olmak üzere her mevsimde bir defa olarak saptanmıştı. Bu tören gününün hangi gün olduğu belli değildi. Fakat böyle düşsel bir güne gitmiş oldukları sanılan kimseler, kadın olsun, erkek olsun, çocuk olsun, hiçbir ayrım gözetmeksizin derhal ölüme mahkum edilirdi.


Büyücüler eşlerin arasını bozmak, ehli kuvvetlerini sarsmak, güçten düşmelerini sağlamak veya dalgın hale getirmek, erkekle kadını bağlamak veya ayırmak, yangınlar çıkarmak, ticareti bozmak, ürünlere zarar vermek, hayvanları telef etmek, alışverişlerin zararla sonuçlanmasını
sağlamak gibi yıkıcı ve fesat çıkarıcı islerle uğraşırlar. Şeytanin hizmetinde çalışan erkek ve kadın büyücüler, hizmet sürelerine ve liyakatlerine göre iblis devletinde belli bir makam ve dereceye sahip olurlar. Kendilerinden bile olsa hiç kimseye inanıp güvenmezler.

Büyücü, amacına ulaşabilmek için şirk içeren birtakım Ayinlerde bulunarak cinden yapılmasını arzu ettiği şeyi talep eder. Bu herhangi bir insana eziyet edilmesi olabilir. Cini, bu amaçla o kimseye giderek onun bedenine nüfuz eder ve acı vermeye ve büyücünün onunla ile ilgili isteklerini gerçekleştirmeye başlar. Bu nedenledir ki, Allah’ın izni ile bu cini bedenden kovulduğu takdirde büyü de O'nun izniyle geçersiz olacaktır.

Büyücü, harcadığı onca çabaya, şeytani talimatları yerine getirme konusunda gösterdiği özveri ve fedakarlığa, şeytani memnun etmek islediği suç, cinayet ve günahlara canını, malını ve sahip olduğu herşeyi karşılık beklemeden şeytana satmasına rağmen tüm bu caba ve özverisinin
karşılığı kesinlikle bununla orantılı olmaz. Çünkü büyücünün yaptığı büyüler kesinlikle süreli olmaz. Bu süre içinde bozulup etkisini yitirir. Büyüler arasında kısa süreli, 3 gün sureli,haftalar,aylar hatta yıllar boyunca etkili olanları vardır. Bu süre tamamen büyü yapan ve ona yardım eden şeytan yoldaşının konum ve gücüne bağlıdır. Tabii büyüde kullanılan malzemelerin de bunda etkisi olur.

Bazı büyücüler uyuşturucu, aklı baştan giderici ve sarhoş edici maddeler kullanarak büyü yaparlar. Örneğin eşek beyni bu maddelerden biri olup ondan yiyen kimsenin aklında uyuşma ve zekasında gerileme olur.

ŞEYTANIN TUZAĞI NEDİR?

Yaptığı büyünün uzun süreli olmasını isteyen büyücü onu tekrar etmelidir. Aslında bu da şeytanin bir tuzağıdır. Şeytan bu tuzak sayesinde büyücünün sürekli kendi peşinden koşmasını ve yardım dilenmesini sağlar. Nitekim büyücünün başarıya ulaşabilmesi için omur boyu şeytanın
yardim ve desteğine ihtiyacı vardır. Karşılığında hiçbir şey istemeksizin ona gönüllü olarak köle olmayı kabul etmiştir.

Şeytan, sözlerini tutmaya yetkin bir varlık değildir. Çünkü o aldatıcı, iki yüzlü, yalancı ve sahtekardır. Kurnazlık,ihanet ve kötü niyetlerin somutlaştığı bir varlıktır. Hiçbir zaman bununla yetinmez. Büyücüyle sözleşme yaparak canını ve malını yaşarken ve ölümünden sonra şeytana verdiğini ikrar ettirir. Ölümünden sonra sahip olduğu varlık şeytanın kontrolüne geçer. Eğer büyücünün eşi ve çocukları varsa onların başına inanılmaz olaylar ve hastalıklar gelir ve miras kalan mal varlığı tamamen tükenip gider. Eğer bekar ise şeytan onun malını içki ve kumarla tüketecek birini bulur ve mirasın yok olup gitmesini sağlar. Tarihte yaptığı büyülerle servet sahibi olmuş hiçbir büyücü görülmemiştir. Aksine yoksul, hasta ve kederler içinde ölmüşlerdir.

ŞEYTANA KUL OLUNUR MU?

Şeytanın büyücü kuluna aşıladığı en önemli sıfat kuşkudur. Herşeyden kuşkulanır. Hiç kimseye güvenmez, inanmaz. Şeytan büyücünün kalbine kuşku hissini öyle bir ekmiştir ki, çalışırken sürekli şeytanı anmak, öne tevessülde bulunmak ve ona yönelmek ihtiyacını duyar. Bu da
şeytanla olan bağını perçinler. Büyücü, geçen yıllar içinde sabah-akşam şeytanı zikreden, onu kalbinden, beyninden ve fikrinden çıkarmayan aşağılık bir köleye dönüşür. Şeytana kul-köle olur.

Oysa Allahu Teala O'na yönelmemizi ve O'na kul olmamızı emrediyor.
Şura-13- Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

Dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiğimiz (farz kıldığımız) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldık. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine hidayet eder (ulaştırır).

36/YASİN-60: E lem a'had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta'buduş şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubînun).

Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

36/YASİN-61: Ve eni'budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).

Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

Allahu Teala bütün Sahabe'nin bunu yaptığını söyluyor. İşte

ZUMER-17- Vellezînectenebût tâgûte en ya'budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ,fe beşşir ıbâd(ıbâdi).

Onlar ki: Taguta (insan ve cin şeytana) kul olmaktan içtinab ettiler (kaçındılar)çünkü Allah'a yöneldiler.(Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

Bütün sahabe Allah'a ulaşmayı dileyerek O'na yönelmişler ve şeytana kul olmaktan kaçınmışlar. Rabbimiz de onları kulluğa kabul ederek hem dünya hem de cennet müjdesiyle mükafatlandırmış onları.

Allahu Teala bizleri sadece O'na kul olalım diye yaratmış bizleri. Zariyat- 56 böyle buyuruyor:

ZARIYAT-56- Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûn(ya'budûni).

İnsanları ve Cinleri başka bir şey için değil, sadece BANA KUL OLSUNLAR diye yarattım.

Allah'a kul olarak her iki cihan mutluluğunu yasamak varken, şeytanın elinde oyuncak ve mutsuz olmak NİYE?

 
 

Büyü Bozan ve Koruyucu Vefkler

 
 

| Büyü Nasıl Bozulur| Büyü Bozma Yöntemleri | Büyü Bozma | Büyü ve Büyücülük|

Melek-Şeytan-Cin | Manevi İlimler | Metafizik | Fallar | Astroloji |