Medyum Mustafa Büyü yapmaz !

Bu bölüm sadece bilgilendirme amaçlıdır.

 | Medyum | Büyü | Vefk | Çalışmalarım |

 
 
Astromedyum ana sayfası

| Ücretsiz Bakım | Remil Bakımı | Biyografi | İletişim |

Büyü ve Büyücülük
 
Büyücülük
Büyücülük Nedir?
Gerçek Büyücülük
Büyücülük ve İncil

Büyücüler Dünyası
Büyücülerin İdamı
Büyücülerin Tespiti
Büyücülük Hakkında
Büyücülüğün Hükmü
Büyücü Toplantı Günü
Büyücülerin Bulunması
Büyücülere Karşı Savaş
 
 

Büyücülerin Bulunması
 

Büyücüler tutuklandıkları zaman kapalı bir yere götürülür, tüm giysileri çıkartılır, saçları ve vücutları iyice traş edilirdi. Sonra mahkemenin yargıcı, yardımcılarıyla gelerek, büyücünün vücudunu, giysilerini ve kesilen saçlarını dikkatle muayene ederdi. O zaman ki inanışa göre, giysilerin içine saklanmış olan büyüleri bulmak ya da saçların arasına şeytanın gizlenip gizlenmediğini görmek için araştırma yapılırdı. Tutuklunun çıplak vücudunda aranan şey de, şeytanın özel simgesiydi. Çünkü Sabbat toplantısında, büyücüler şeytanla anlaşma yaptıktan sonra, şeytan o büyücülerin vücutlarına özel simge koyardı. İşte aranan işaret buydu.

Zavallı tutuklunun herhangi bir yerinde en ufak bir sivilce ya da çizik görülecek olursa, bunlar şeytanın koyduğu büyücülük simgeleri olarak kabul edilir, gerçeği söylemesi için tutuklu hemen işkence masasına yatırılırdı.

Şeytan yetişip tutukluya yardım edemesin ve sanığın "gerçekleri" açıklamsına engel olmasın diye, işkenceye yatırma işi mümkün olduğu kadar çabuk yapılırdı.

Sanığın ağzından gerçekleri kapabilmak için, kamçı, burgu, cendere, germe makinesi, kemik ezme makinesi, kızgın edmir, çekiç, şiş gibi aygıt ve aletler kullanılır; bazen de tutuklunun tabanına çivi çakılır, tırnakları sökülür ya da kaynar su banyolarında diri diri haşlanırdı.

Birçok kasabada özel büyücü zindanları yapılmıştı. Bunların içinde işkence odaları vardı. Almanya'nın "Bamberg" kasabasındaki bir büyücü zindanında altı yüzden fazla büyücüye ağır işkenceler uygulanmış, bu işkenceler tekrar edile edile, tümü öldürülmüştü.

Tutuklulara "Ne" suç işledikleri sorulmaz, "Neden" suç işledikleri sorulurdu. Çünkü, kendilerince suçlar zaten bellidir. Örneğin, bu suçlar küçük çocukları öldürüp cesetlerini yemek, Sabbat toplantılarında şeytanla buluşmak, hayvan ve böcek şekline girmek, fırtına, su baskını, yangın çıkarmak gibi şeylerdi. İlkin şu sorular sorul"du: "Ne kadar süreden beri büyücülük yapıyorsun?", "Kurt şekline girebilir misin?", "İstediğin zaman fırtına çıkarabilirsin değil mi?", "Şimdiye kadar kaç çocuk öldürüp yedin?"...

Tutuklu bu sorulara hayretler; "Ben böyle şeyleri ömrümde yapmadım!" diyecek olursa hemen işkenceye yatırılarak gırtlağına kaynar sular akıtılır, tabanına çiviler çakılır, burgularla kemikleri ezilirdi. Bunların tümünü yaptığını söyleyinceye kadar işkenceler sürdürülürdü.

Tutuklu gerçekleri "itiraf" ettikten sonra, düşüncesini değiştirip bunların hiçbirini yapmadığını söyleyecek olursa, yeniden işkenceye yatırılırdı.

Bir kadın, bu şekilde elli altı kez işkenceye yatırılmış, elli yedincisinde zavallı kadın işkence masasında can vermişti.

Tutuklular, hayali gerçekleri itiraf ettikten sonra, bu kez de onlara başka büyücülerin adları sorulurdu. Bunları bilmediğini söylemeye kalkarsa, aynı korkunç işkenceler yeniden uygulanmaya başlanırdı. Başka büyücülerin adlarını söylemeye zorlanan bir kadın tutuklu, tam elli suçsuz kadının ismini vererek, onları boş yere büyücülükle suçlamak zorunda kalmıştı.

 
 

 
 

| Büyü Nasıl Bozulur| Büyü Bozma Yöntemleri | Büyü Bozma | Büyü ve Büyücülük|

Melek-Şeytan-Cin | Manevi İlimler | Metafizik | Fallar | Astroloji |