Büyü nedir?
Ak Büyü
Kara Büyü
Papaz Büyüsü
Büyücülük Nedir?
Büyü ve Metafizik
İslam'da Büyü
Büyü Çeşitleri
Büyü Çözmek
Büyücülük ve İncil
Büyücüler Dünyası
Büyü Gerçek midir?
Büyü Türleri
Büyü ve Muska
Büyü ve Kabala
Büyücülük Hakkında
Gerçek Büyücülük
Büyücülere Karşı Savaş
Büyücülerin
Bulunması
Büyücü Toplantı Günü
Büyücülerin Tespiti
Büyücülerin İdamı
Büyü Dükkanı |
Allah Rasûlü (aleyhi ekmelü't-tehâyâ) her
gece yatmaya hazırlandığı zaman iki elini açarak birleştirir, İhlâs,
Felâk ve Nâs sûrelerini okuyarak ellerinin içine üfler, sonra başından
ve yüzünden başlayarak üç defa elinin eriştiği kadarıyla bütün vücudunu
sıvazlar, ondan sonra yatardı. Hazreti Aişe validemiz, Peygamberimizin
bunu her gece üç defa yaptığını rivayet etmektedir.
Rasul-ü Ekrem Efendimiz, kendisine büyü yapıldığını farkettiği zaman da
bu sureleri okuyarak Cenab-ı Hakk'a sığınmıştı. İki elini açıp yanyana
getirmiş; İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini okuyarak avucuna üflemiş ve
baştan ayağa kadar bütün vücudunu meshetmişti. Nakledildiğine göre,
Efendimiz bunu 11 defa yapmış; her defasında adeta bir düğümün
çözüldüğünü hissetmiş ve rahatlamıştı.
Dolayısıyla, o türlü bir duruma maruz kalanlar İhlâs suresini ve "Muavvizeteyn"
dediğimiz Felâk ve Nâs surelerini onbirer kere okumalı ve Peygamber
Efendimiz gibi yapmalıdırlar. Buna ilave olarak, Fatiha suresi, Âyete'l-Kürsî
ve güvenilir dua mecmualarındaki mesnun (Allah Rasulü'nden nakledilen)
dualar da okunup onlarla Allah'tan şifa dilenebilir. Mesela; cin
çarpmasına maruz kaldığını düşünen bir insan Fatiha Suresi'ni, Bakara
Suresi'nin 1, 2, 3, 4, 5, 163, 164, 255, 284, 285 ve 286. ayetlerini,
Âl-i İmran Suresi'nin 18. ayetini, A'raf Suresi'nin 54, 55 ve 56.
ayetlerini, Mü'minûn Suresi'nin 116, 117 ve 118. ayetlerini, Sâffât
Suresi'nin ilk on ayetini, Haşr Suresi'nin son üç ayetini, Cin
Suresi'nin 3. ayeti ile İhlâs, Felâk ve Nâs surelerini okumalıdır. (Bu
duanın tam metni Işık Yayınları tarafından neşredilen Mealli Dua
Mecmuası'nın Mart-2004 baskısının 161. sayfasında mevcuttur.) Bunları, o
derde dûçar olan insan kendisi okuyabileceği gibi, eşler ve ailenin
diğer fertleri de birbirlerine okuyabilirler. Ayrıca, gecesi aydın, ağzı
dualı, hiçbir beklentisi ve iddiası olmayan samimi kimselere dua ettirme
de bu hususta şifa adına başvurulması gereken yollardan biri
sayılabilir.
Şâfi ve Müessir-i Hakikî O'dur!..
Bu arada, bu duaları okuma kadar önemli olan bir husus da, büyüyle
imtihan olan şahsın, onu Allah'ın izale edebileceğine tam inanmasıdır.
Şayet insanın inancı zayıfsa, yani Allah'ın kendisine şifa ihsan
edebileceğine dair şüphesi varsa, bütün bu okumalar, yalvarmalar ve
dualar şifaya vesile olmayabilir. Fakat, Kur'an'ın bereketiyle ve sağlam
bir niyetle Allah'a teveccüh edilirse o dert –inşaallah– zâil olur. Biz
Allah'ın her şeye gücü yettiğine inanmıyor muyuz? Öyleyse, o belayı
–hâşâ– Rabbimiz savamayacak da cinci hocalar (!) ve medyumlar mı
savacak? Hayır, nâçar kaldığı yerde sadece Cenâb-ı Hakk'a teveccüh eden
bir insana, Allah mutlaka bir perde açar ve onun dertlerine derman olur.
Elverir ki o, başka kapılara gitmesin ve Allah'ı yegâne Müessir-i Hakiki
bilerek O'na yönelsin.
Evet, "O'dur beni yaratan ve hayat imkânlarını veren, maddeten ve mânen
yol gösteren. O'dur beni doyuran, O'dur beni içiren. Hastalandığımda
O'dur bana şifa veren. O'dur beni öldürecek ve sonra da diriltecek olan.
Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum ulu Rabbim de yine
O'dur." (Şuara, 26/78-82) diyen Hazreti İbrahim bu konuda bize ne güzel
örnektir. İşte bu imanla hareket etmek lazım. Aç da kalsak susuz da,
tökezlesek de düşsek de, bela ve musibetlere maruz kalsak ya da
düşmanlarla karşılaşsak da, her halükarda Allah bize yeter. Allah'ın
inayet ve riayetinin olduğu bir yerde, başka desteklere ihtiyaç yoktur.
Sözün özü, büyü gerçektir ama her şeyi büyüden bilmek yanlıştır.
Büyücülerin pek çok gizli bilgilere vakıf olduğu ve tabiat üstü işler
başarabildiği şeklindeki inançlar İslâm'a aykırıdır. Sihri bir sektör
haline getirip insanları Allah'tan ve dinden uzaklaştırmak, dinin yerine
bu türlü metafizik mülahazaları ikame etmek küfürdür. Sihrin haram
olduğuna inanmakla birlikte, iman zaafından dolayı sihir yapmak veya
yaptırmak da büyük günahtır. Şahsî ya da ailevî bazı arızaların
arkasında gerçekten büyü olsa bile, cinci hocalara (!) gitmek, şehir
şehir, kapı kapı büyücü peşinde koşmak ve bu işin tacirliğini yapan
hîlebâzlara sermayedâr olmak büyük bir aldanmışlıktır. Dinin yerine
konmak istenen alternatiflere karşı tavır belirleme, efsanelere
inanmama, üsturelere karşı mü'mine yaraşır bir duruş içinde bulunma,
büyücülük ve cincilik karşısında selef-i salihînin çizgisinden
ayrılmama, o türlü hurafelere karşı kapıları kapayıp arkalarına sürgü
vurma ve -Allah'a tam teveccüh etmişsek- kimsenin bize zarar
veremeyeceğine kat'î surette inanma bu konuda bize düşen vazifelerdir. |
Diğer Büyü Çeşitleri
Büyü Kimlere Tutmaz
Büyü ve Şeytan İlişkisi
Büyünün Başlangıcı
Büyünün Tarihi
Büyü Hakkında
Büyü Küfre Götürür
Büyü İle İlgili Ayetler
Büyü ve Müslümanlar
Büyü ve Mucize Farkı
Büyüye Karşı
Büyüden Korunma
Büyü Yasaktır
Büyü ve Cinler
Büyü Nasıl Bozulur?
Büyü Bozan Ayetler
Büyü ve Krynn
Büyü ve Eski Mısır
Büyücülüğün Hükmü
Büyü İle İlgili Hadisler
Büyünün Bozulması İçin
Büyü ve Büyücülük
Büyü ve Gücün Kaynağı |