|
BÜYÜ ÇEŞİTLERİ
İlkçağ insanlarının, mağara duvarlarına
çizdiği bizon resimleriyle başlayan büyü, MÖ. 3000 yılında, Mısır ve
Kalde’de altın çağını yaşadı.
Mezopotamya’da filizlendi. Eski Yunan ve Roma’da gelişip, nesilleri ve
çağları aşarak dünyanın dört bucağına yayılmıştır.
İnsanoğlu yaratılışından bu yana, her çağda bilinmezliğin kapılarını
zorlamak, yaratılışın, yaşam ve ölümün sırlarını çözmek, doğaüstü
güçlere hükmetmek merakını yenemedi.
Ne var ki, insanoğlu sorunlarını büyü ile çözümlemeye kalkışmamalıdır.
Sitemizin bu bölümünü hazırlamaktaki amacımız, belgesel olarak,
günümüze kadar ulaşan büyü olayını açıklamak, nedir sorusuna gerçekçi
bir yaklaşım getirmektir. Büyünün ve büyücülüğün çağdışı kaldığı modern
dünyamızda, eski insanların neler yaptığını sizlere açıklamakta yarar
olduğunu sanıyoruz.
Güzel Görünme
Bir kızın sevgilisine, bir kadının kocasına güzellik muskası yapmak için
kullanılmamış bir el aynasının üstüne güzel görünmek isteyenin adı, is
mürekkebi ya da toprak boyası kullanılarak, tüy, kanat teleği ya da
başka bir nesneyle yazılır, kurumadan silinir. Bu iş yedi defa
tekrarlanır. Aynanın ortasına bir damla mürekkep ya da toprak boyası
damlatılır. Damlatma sırasında kızın ya da kadının adı söylenip Vech-I
ahsen ya Halik (Ey yaratıcı bu en güzel yüzdür) denir. Boya damlası
aynanın üzerinde kuruduktan sonra yetmiş halakallah'I beşer fi
suretuilmelek (Tanrı melek kılığında insan yaratmıştır), kırkbir kez
maşallahu subhanallah söylenir, aynaya üfürülür.
Ayna üç gece ay ışığına bırakılır, bu süre içinde yedi Elham, bir Duha
suresi okunur. Üçüncü günün bitiminde ayna yazılır, üstüne aynanın
büyüklüğünde bir muşamba yapıştırılıp büyüyü yaptıranın odasına asılır.
Bu kişi her sabah kalktığında aynaya bir kez bakar. Ayna konduğu yerde
asılı durduğu ve yapan aynaya baktığı sürece kocasına ya da sevgilisine
güzel görünürmüş.
Bir erkek istediği kız ya da kadın için aynı özel büyüyü yaptırır. Önce
kızın adı yazılı bir kağıdın üzerine üç sin, yetmiş elif, üç lam
Kuran'dan küçük bir sure yazılır. Kağıt ılık suyun içinde yıkanır,
ezilir toz gibi suya karıştırılır. Su, mürekkebin çıkardığı boya ile
morarır. Bir cuma gecesi yatsıdan önce bu su kızın kapısına serpilir,
ancak suyun birazı saklanır. Birisi aracılığıyla kızın başına
damlatılır. Kırk gün içinde kızda erkeğe karşı bir yönelme başlarmış.
Gül
İyice açılmış gülün çiçeğinden yedi yaprak koparılıp, büyü yaptıracak
olanın adı söylenerek yedi kez üflenir. Bu arada bir de
elhamdulillahirrabbilalemin çekilir. Gül yaprakları daire şeklinde
dizilip üç gün bırakılır. Her gece bir kez sübhane marifetihi deyip
yapraklara üflenir. Üç gün bittikten sonra kurumaya yüz tutan bu çiçek
yapraklarının üzerine bir is mürekkebi ya da sulandırılmış toprak boyası
damlatılırken yine büyü yaptıranın adı söylenir. Elhamdülillah ya Allah
denir. Yapraklar üst üste konup bastırılır, yedi kat muşambaya sarılıp,
üzerlerine kırkbir kez Leyl (Leyl, Kur'anın 92. suresidir. Perdesini
çeken gece adına, ışıldayan gün adına, erkeği dişiyi yaradan adına diye
başlar.) suresi okunup üflenir, sonra bu muşamba da üç kat yeşil yamaya
sarılıp dikilir. Üzerine yedi dikiş vurulur. Büyüyü yaptıran yıkanır,
kokular sürünür, bu muskayı yatağının altına gizler. Bu muska yatağın
altında bulunduğu sürece, büyüyü yaptıran başkalarının gözüne gül gibi
güzel görünürmüş.
Bal
Arının oğul denen yavrularının ilk yaptığı bal, kovandan çıkmadan üç
yemek kaşığı kadar alınıp bir kaba konur. Güzel görünmek isteyenin adı
yedi kez söylenip bal üflenir. Sonra bir rekat namaz kılınır. Belirli
sözler söylendikten sonra sağa sola üflenir, göğe karşı Hıfzeyle ya Hu
söylenir. Ya Hu derken u harfinin yedi kez söylenmesi gerekir. Bu iş
bittikten sonra bir kaşık tuzsuz tereyağı küçük bir yumak yapılarak büyü
yapılan kimsenin yanaklarına dudaklarına sürülerek bal akıtılır iyice
karıştırılır. Karışımın bulunduğu tasın üstü örtülür. Üç beklenir,
dördüncü günden itibaren her sabah ezanından önce, yaptıran kişi o
baldan biraz yer. Yerken de "Allahumme rabbike" der. Yedi sabah bu
işlemi tekrarlar. Bal bittikten sonra yedi gün ortalıkta pek görünmez
daha sonra istediği gibi rahatça dolaşabilir, ve kendisine bakanların
gözüne çok güzel görünürmüş.
Koca Bulma
Duvak Teli
Bir kızın kısmetinin açılması için, gerdek gecesi yeni gelinin
duvağından bir tel koparıp onunla büyü yapılırmış. Duvaktan alınan tel
üç gün içinde cinciye götürülür. Cinci telin üstüne üç düğüm vurur,
uçlarını boş bırakır. Her düğümün üzerine büyü yaptıranın adını yedi kez
söyleyip üfler. Kızın saçından üç tel saç alır, onları da duvak teliyle
birbirine dolaştırır, sarar, yediye bükerek bağlar. Üç gün günde yetmiş
kez, euzubillah der, yere tükürür. Üçüncü günün bitiminde telleri üç kat
muşambaya, muşambayı yeşil yamaya sarar, otuz üç dikişle diker, her
dikiş vuruşunda büyü yaptıranın adını söyler, fatih'i-kısmet der. Kız
yapılan muskayı, göğüs arasına ya da koynuna asar. Kırk gün içinde
isteyeni çıkar. Bunu yalnız yaptıranla cinci hoca bilmelidir. Başkaları
duyarsa büyü bozulur.
Üç Yol Ağzı
Kısmeti çıkmayan kızın, üç sabah üç yol ağzında durması gerekir. Önce
cinci hocaya gidip, sabah ezanından önce okunulması gerekir. Hoca kızın
alnına üç sin yazar, aralarına birer nokta koyar. Mor mürekkeple yazılan
bu yazılar, üç kulhuvallah okunacak süre boyunca, kızın alnında durur,
sonra silinir. Kızın avuçlarının içine de birer kaf yazılır, biraz sonra
silinir. Üç kez euzübi rabbike söylendikten sonra, kızın göğsüne
üflenir. Evli bir kadının baş örtüsü kızın başına örtülür, Kuran'dan bir
sure okunup kızın yüzüne üflenir. Bu işlem en az üç kez, en çok yedi kez
sabah ezandan önce yapılır. Kız cincinin yanından ayrılıp üç yol ağzına
gider. Orada üç kulhuvallah, bir elham okuyup sağa sola üfleyecek sürede
durur, yüzünü güneşin doğduğu yöne çevirir. Bazı sözler söyler, başını
üç kez toprağa sürer ve dua eder. Bunu da en az üç, en fazla yedi kez
yapar. Bu büyünün yapıldığı süre, kızın aybaşı halinden yedi gün önce ya
da yedi gün sonra olmalıdır. Yine büyüyü sadece kız ve cinci hoca
bilecektir. Bunu yapan kızın kısmeti yirmisekiz gün içinde açılırmış.
Kız Bulma
Erkek yalımları yükselen bir ocağın başına oturur, yetmiş ya şafi söyler
ocağa üfler. Cinci bu sırada Kuran'dan kısa bir sure okuyup delikanlının
dört bir tarafına üfler. Sonra bir kağıdı bir bardak suda iyice ufalar,
üç besmele ile içirir. Bu işlem üç gün akşam namazından sonra uygulanır.
Üç gün ara verildikten sonra delikanlı yine cinciye gelir muskayı alıp
boynuna asar. Muska dışarıdan görünmez. Muskanın dört köşesine dört kız
adı, ortasına da delikanlının adı yazılır. Arapça sözler delikanlının
adını çevreler. Kız adları dışta kalır. Muska dokuza katlanıp üç kat
muşambaya sarılır, yapıştırılır. Dikilmez. Yaptıran bu muskayı boynuna
astıktan en fazla kırk gün içinde evlenebilecek kız bulurmuş.
Sevgiyi Arttırma
İki sevgili ya da karı koca arasında bir soğukluk, uyuşmazlık
belirtileri başlar, bunun gelecekte daha büyük boyutlara ulaşacağından
şüphe edilirse, nefesi keskin bir hocaya gidilirmiş. Hoca Kuran'ın
Meryem Suresi"ni mor mürekkeple bir kağıda yazar, kağıdı küçük bir tas
suda eritir, üç sabah kendisine başvurana içirir, yedişer damla da
başına döker. Üçüncü günü kalan suyu da yedi damla içirdikten sonra,
kendisine başvuran erkekse başına, kadınsa iki göğsünün arasına döküp
üfler. Dört gün ara verir. Yedinci günü yine Meryem Suresi'ni yazıp
düzenlediği muskayı göğsünün üstünde, içten taşınmak üzere başvurana
verir. Bu işlemin uygulanışından en geç dokuz, en az yedi gün sonra
aradaki soğukluk yumuşamaya, yerini sıcaklığa bırakmaya başlarmış. |