::Ücretsiz Bakım ::Remil Bakımı ::Medyum ::Vefk ::Melek-Şeytan-Cin ::Büyü ve Büyücülük ::Manevi İlimler ::Metafizik ::Fallar ::Astroloji

::Anasayfa ::Çalışma Alanlarım ::Biyografim ::Esma-ul Hüsna Havas ve Esrarı ::Peygamber Efendimiz ve Evliya ::Mübarek Gün ve Geceler ::İletişim

 
Allah

الله 

Adl العدل
Afüv العفو
Âhir الآخر
Alîm العليم
Aliyy العلي
Azîm العظيم
Azîz العزيز
Bâis الباعث
Bâkî الباقي
Bâri' البارئ
Basîr البصير
Bâsit الباسط
Bâtın الباطن
Bedî البديع
Berr البَرّ
Câmi الجامع
Cebbâr الجبّار
Celîl الجليل
Dâr الضار
Evvel الأوّل
Fettâh الفتّاح
Gaffâr الغفّار
Gafûr الغفور
Ganî الغني
Habîr الخبير
Hâdî الهادي
Hâfıd الخافض
Hafîz الحفيظ
Hakem الحكم
Hakîm الحكيم
Hakk الحقّ
Hâlik الخالق
Halîm الحليم
Hamîd الحميد
Hasîb الحسيب
Hayy الحيّ
Kābid القابض
Kādir القادر
Kahhâr القهّار
Kaviyy القويّ
Kayyûm القيّوم
Kebîr الكبير
Mecîd المجيد
Melik الملك
Metîn المتين
Mu'ahhir المؤخّر
Mucîb المجيب
Muğnî المغني
Muhsin المحسن
 

Cebbar
Dilediğini zorla yaptıran ,
Azamet ve kudret sahibi, istediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan.
Al-Jabbar
The Compeller. He who repairs all broken thing, and completes that which is incomplete.  

O Allah ki, O'ndan başka ilâh yoktur. Melik'tir; Kuddus'tur; Selâm'dır. Mü'min'dir, Müheymin'dir, Aziz'dir, Cebbar'dır, Mütekebbir'dir, Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok yücedir * Haşr 59:23

Allah'ın, yarattığı tüm varlıklarının ihtiyaçlarını karşılayan, her konuda çok güçlü ve kudretli olduğu anlamındadır. Ayrıca Allah'ın yarattıklarının tümünü kendi iradesine mecbur eden, dilediğini de zorla yaptırmaya gücü yeten, kesin hükmüne karşı gelinemeyen yaratıcı olduğu anlamına da gelir. Yüce Allah'ın "Cebbâr" sıfatı sebebiyle insanların, işlerine kendi iradeleri ve serbestlikleri olmadığı sanılmamalıdır. Çünkü Allah, bildirdiği emir ve yasaklarına uyup uymama konusunda insanları kendi iradelerinde serbest bırakmıştır. Şüphesiz insanların, Allah tarafından akıllı ve iradeli yaratılmalarının bir anlamı vardır. Allah, insanı O'nun hükümlerini tanıyıp bilmesi için akıllı, kendi irade ve istekleri ile O'nun emrine uymaları ve gösterdiği bu yolda yürümeleri için de serbest iradeli yaratmıştır.

Ancak Allah'ın, insanlara işlerinde serbestlik tanımış olması, onların bütün isteklerini yerine getirmeye mecbur olduğu anlamına gelmez. Örneğin Allah'ın emirlerini dinlemeyip O'na karşı gelen asiler, günahkârlar cezaya yanaşmak istemeseler de vakti gelince cezalarını çekmeye mecbur olacaklardır. Allah'ın mutlak iradesi ve kudreti altına girmeyen hiçbir varlık düşünülemez. "Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde olanların hepsi, ister istemez O'na teslim olmuştur ve O'na döndürülüp götürüleceklerdir" (Âlu İmrân, 3/83)

 
 
Muhyî المحيي
Muîd المعيد
Muiz المعز
Mukaddim المقدّم
Mukît المقيت
Muksit المقسط
Muktedir المقتدر
Musavvir المصور
Mübdî' المبدىء
Müheymin المهيْمن
Mü'min المؤمن
Mümît المميت
Müntakim المنتقم
Müteâli المتعالِ
Mütekebbir المتكبّر
Müzil المذل
Nâfi النافع
Nûr النور
Râfi الرافع
Rahîm الرحيم
Rahmân الرحمن
Rakîb الرقيب
Ra'ûf الرؤوف
Reşîd الرشيد
Rezzâk الرزّاق
Sabûr الصبور
Samed الصمد
Şehîd الشهيد
Şekûr الشكور
Selām السلام
Semî السميع
Tevvâb التوّاب
Vâcid الواجد
Vâhid الواحد
Vâlî الوالي
Vâris الوارث
Vâsi الواسع
Vedûd الودود
Vehhâb الوهّاب
Vekîl الوكيل
Velî الولي
Zâhir الظاهر
Zülcelâl-i vel-İkrâm ذو الجلال والإكرام