::Ücretsiz Bakım ::Remil Bakımı ::Medyum ::Vefk ::Melek-Şeytan-Cin ::Büyü ve Büyücülük ::Manevi İlimler ::Metafizik ::Fallar ::Astroloji

::Anasayfa ::Çalışma Alanlarım ::Biyografim ::Esma-ul Hüsna Havas ve Esrarı ::Peygamber Efendimiz ve Evliya ::Mübarek Gün ve Geceler ::İletişim

 
Allah

الله 

Adl العدل
Afüv العفو
Âhir الآخر
Alîm العليم
Aliyy العلي
Azîm العظيم
Azîz العزيز
Bâis الباعث
Bâkî الباقي
Bâri' البارئ
Basîr البصير
Bâsit الباسط
Bâtın الباطن
Bedî البديع
Berr البَرّ
Câmi الجامع
Cebbâr الجبّار
Celîl الجليل
Dâr الضار
Evvel الأوّل
Fettâh الفتّاح
Gaffâr الغفّار
Gafûr الغفور
Ganî الغني
Habîr الخبير
Hâdî الهادي
Hâfıd الخافض
Hafîz الحفيظ
Hakem الحكم
Hakîm الحكيم
Hakk الحقّ
Hâlik الخالق
Halîm الحليم
Hamîd الحميد
Hasîb الحسيب
Hayy الحيّ
Kābid القابض
Kādir القادر
Kahhâr القهّار
Kaviyy القويّ
Kayyûm القيّوم
Kebîr الكبير
Mecîd المجيد
Melik الملك
Metîn المتين
Mu'ahhir المؤخّر
Mucîb المجيب
Muğnî المغني
Muhsin المحسن
 

Habir
Kulunu imtihan edici , Herşeyin iç yüzünden, gizli taraflarından haberi olan
Al-Khabir
The All-Aware.  He who has knowledge of the inner, most secret aspects of  all things.    

O, kullarının üstünde (her türlü tasarrufa) sahiptir. O her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyden haberdar olandır * En'am 6:18 Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine-genişletir-yayar ve daraltır. Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir * İsra 17:30 Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır * Hucurat 49:13 Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır * Haşr 59:18 Oysa Allah, kendi eceli gelmiş bulunan hiç bir kimseyi kesinlikle ertelemez. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdar olandır * Münafikun 63:11

Herşeyden haberdar olan, her şeyin iç yüzünden ve gizli tarafından her yönüyle haber sahibi bulunan, onlara yumuşak davranarak cezalarını geriye bırakandır.

 
 
Muhyî المحيي
Muîd المعيد
Muiz المعز
Mukaddim المقدّم
Mukît المقيت
Muksit المقسط
Muktedir المقتدر
Musavvir المصور
Mübdî' المبدىء
Müheymin المهيْمن
Mü'min المؤمن
Mümît المميت
Müntakim المنتقم
Müteâli المتعالِ
Mütekebbir المتكبّر
Müzil المذل
Nâfi النافع
Nûr النور
Râfi الرافع
Rahîm الرحيم
Rahmân الرحمن
Rakîb الرقيب
Ra'ûf الرؤوف
Reşîd الرشيد
Rezzâk الرزّاق
Sabûr الصبور
Samed الصمد
Şehîd الشهيد
Şekûr الشكور
Selām السلام
Semî السميع
Tevvâb التوّاب
Vâcid الواجد
Vâhid الواحد
Vâlî الوالي
Vâris الوارث
Vâsi الواسع
Vedûd الودود
Vehhâb الوهّاب
Vekîl الوكيل
Velî الولي
Zâhir الظاهر
Zülcelâl-i vel-İkrâm ذو الجلال والإكرام