::Ücretsiz Bakım ::Remil Bakımı ::Medyum ::Vefk ::Melek-Şeytan-Cin ::Büyü ve Büyücülük ::Manevi İlimler ::Metafizik ::Fallar ::Astroloji

::Anasayfa ::Çalışma Alanlarım ::Biyografim ::Esma-ul Hüsna Havas ve Esrarı ::Peygamber Efendimiz ve Evliya ::Mübarek Gün ve Geceler ::İletişim

 
Allah

الله 

Adl العدل
Afüv العفو
Âhir الآخر
Alîm العليم
Aliyy العلي
Azîm العظيم
Azîz العزيز
Bâis الباعث
Bâkî الباقي
Bâri' البارئ
Basîr البصير
Bâsit الباسط
Bâtın الباطن
Bedî البديع
Berr البَرّ
Câmi الجامع
Cebbâr الجبّار
Celîl الجليل
Dâr الضار
Evvel الأوّل
Fettâh الفتّاح
Gaffâr الغفّار
Gafûr الغفور
Ganî الغني
Habîr الخبير
Hâdî الهادي
Hâfıd الخافض
Hafîz الحفيظ
Hakem الحكم
Hakîm الحكيم
Hakk الحقّ
Hâlik الخالق
Halîm الحليم
Hamîd الحميد
Hasîb الحسيب
Hayy الحيّ
Kābid القابض
Kādir القادر
Kahhâr القهّار
Kaviyy القويّ
Kayyûm القيّوم
Kebîr الكبير
Mecîd المجيد
Melik الملك
Metîn المتين
Mu'ahhir المؤخّر
Mucîb المجيب
Muğnî المغني
Muhsin المحسن
 

Hamid
Hamd edilen , Ancak kendine hamd edilen,bütün varlığın diliyle övülen
Al-Hamid
The Praised One.  He to whom all praise belongs, and who alone is lauded by the  tongues of all creation.    

Elif, Lam, Ra. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip, (ve) övgüye layık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır * İbrahim 14:1 Musa demişti ki: 'Eğer siz ve yeryüzündekilerin tümü inkâr edecek olsanız bile şüphesiz Allah hiç bir şeye muhtaç değildir, övülmüştür * İbrahim 14:8 Andolsun biz Lokman'a, 'Allah'a şükret!' diyerek hikmet verdik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah müstağnidir, her türlü övgüye layıktır * Lokman 31:12 Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allah'ındır. Bilinmeli ki Allah, asıl müstağni ve övülmeye layık olandır * Lokman 31:26 Ona önünden de, ardından da bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah'tan indirilmiştir * Fussilet 41:42

Çok övülen, övgüyle değer sıfatlarıyla hamd edilendir. Bütün varlığın diliyle övülmeye lâyık ve her an hamd edilen tek yüce varlıktır.  

 
 
Muhyî المحيي
Muîd المعيد
Muiz المعز
Mukaddim المقدّم
Mukît المقيت
Muksit المقسط
Muktedir المقتدر
Musavvir المصور
Mübdî' المبدىء
Müheymin المهيْمن
Mü'min المؤمن
Mümît المميت
Müntakim المنتقم
Müteâli المتعالِ
Mütekebbir المتكبّر
Müzil المذل
Nâfi النافع
Nûr النور
Râfi الرافع
Rahîm الرحيم
Rahmân الرحمن
Rakîb الرقيب
Ra'ûf الرؤوف
Reşîd الرشيد
Rezzâk الرزّاق
Sabûr الصبور
Samed الصمد
Şehîd الشهيد
Şekûr الشكور
Selām السلام
Semî السميع
Tevvâb التوّاب
Vâcid الواجد
Vâhid الواحد
Vâlî الوالي
Vâris الوارث
Vâsi الواسع
Vedûd الودود
Vehhâb الوهّاب
Vekîl الوكيل
Velî الولي
Zâhir الظاهر
Zülcelâl-i vel-İkrâm ذو الجلال والإكرام