| |
Sihir Arapça bir
kelimedir ve Türkçe'deki karşılığı Büyüdür. Büyü halk arasında
yaygın olarak bilinen şekliyle, bir takım dualar ve efsunlarla,
yapan veya yaptıran kişilerin niyetlerine göre gerçekleşen,
büyücülerin yazdıkları anlaşılmaz yazılar ve çizgilerle yapılan
kötülükler ve pek çok konuda iyi veya kötü niyetli olarak yapılan
tılsımlar; insanların istemedikleri şeyi kötü ruhların etkisiyle
yapar hale gelmeleri ve bu konuda zorlanmalarıdır. Büyü yapanların
büyüye alet edilen bilgiye sahip olmaları yeterlidir.
İslam alimleri, sihir yapmayı, Kuran ve Sünnet'e dayanarak büyük
günahlardan saymışlardır.
Hatta yapılan büyünün küfrü gerektiren cinsten olması halinde
yapanın da kafir olacağını söylemişlerdir. Sihir öğrenmek ve
öğretmek ise haram kılınmıştır.
Ancak sihre karşı bir önlem alınması açısından olaya bakanlarsa,
sihri bir ilim olarak öğrenmenin haram olmadığını savunmuşlardır.
Hanefi Mezhebi alimlerinden bazıları da bu görüştedir.
İslam dini, kapalı, marjinal ve kişilere göre değişen, çeşitli
anlamlara çekilebilen bir din değildir. İslam'ın bütün emir ve
yasakları oldukça açık ve nettir. Her şeyin yeri ve makamı, hayatın
tanzimi ve yaşanışı bellidir. Örneğin hastalıklar karşısında
Kuran'da ve Sünnet'te oldukça fazla yer alan tıp konuları yol
göstermekte, tedavinin de bu yolla olacağı bildirilmektedir. Ebu'd
Derya (r.a.)'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte: 'Allah Teala
Hazretleri hastalığı da ilacı da indirmiştir. Ve her hastalığa bir
ilaç vermiştir. Öyleyse tedavi olun. Ancak haram olan şeyle tedavi
olmayın.' buyurmuştur. Son cümlede geçen haram olan tedaviye büyü de
dahildir. Bu durumda, kötü ruhlarla ilişki kurup yanlış işler
yaptığını bildiğiniz büyücüler yerine, tedavi olmak için doktorlara
ve tıbba başvurmak gerekir. |
|