Cinlerin metafizik
alemden şehadet yani görünen, fiziki aleme geçişinde çeşitli sebepler
vardır. Ya bizim alemimizde manyetik bir hadise vuku bulur, ya iki alem
arasında bir menfez, koridor meydana gelir ya da medyum özelliğine sahip
bir kişi, bilerek veya bilmeyerek bünyesi gereği buna vesile olur. Yoksa
hiçbir cin kendi aleminin hudutları dışına kendi iradesiyle çıkamaz.
Aynı dünyada olmamıza rağmen boyut farklılığı bir hakikattir. Cinler,
canları istediği zaman metafizik alemden, fizik aleme geçemezler.
Cinler, kendi alemlerinden, şehadet alemine geçtiği zaman, rasgele
kişilere musallat olamıyor, herkese tesir edemiyor. Ancak, doğuştan
medyumluk özelliği olan insanlarla muhatap olabilir veya bünyesinde bir
menfez, bir açık, bir rahatsızlık bulunan kişilere musallat olurlar. Bu
kişiler de genellikle içine kapanık, korkak, çekingen, psikolojik olarak
dengesiz, şizofreni ve beyin yönünden bir rahatsızlığı olan kişilerdir.
Cinler kendi alemlerinden şehadet alemine devamlı kalmak üzere
geçemez. Muhakkak belli bir zaman sonra geri dönmek zorundadır. Nasıl
ki, komaya giren bir insanın belli bir zaman sonra uyandırılması
gerekiyorsa, suya giren bir insan belli bir müddet sonra sudan çıkmak
zorundaysa, cin de bir vakit sonra kendi alemine dönmek zorundadır. Tek
imkanı vardır o da, ya medyumluk özelliğe sahip manyetik enerjili bir
insan bulmak ve onunla muhatap olup enerjisinden istifade etmek, ya onun
içine girip bir müddet vaziyeti idare etmek, ya zayıf ve hasta
bünyelerden enerji hırsızlığı yapmak ya da herhangi bir sinek, böcek vs.
hayvanın içine girip zaman kazanmaktır.
Asr-ı saadetten bir hadise bize bu konuda ışık tutmaktadır. Hz. Ayşe
(r.a.) validemiz bir gece cinler tarafından yatağından kaldırılarak
yüksek bir mahkemenin huzuruna getirilir. Hz. Ayşe validemiz sebebini
sorunca: Sen cinlerden bir Müslüman katlettin. Bunun mahkemesi
yapılacak, denildi. O da: ‘Ben nerede bir cin öldürdüm?’ dediğinde ona
cevap verildi:
Sen Kur'an-ı Kerim okurken, bizim Müslüman cin kardeşlerimizden birisi
bir yılanın içine girerek seni dinlemeye geldi. Siz hanenizde o yılanı
görünce öldürdünüz. Dolayısıyla içinde bulunan kardeşimiz de öldü. Bunun
hesabı görülecek.
Hadisenin sonunda barış ve anlaşma yapıldı. Olay tatlıya bağlandı.
Zaten rivayetlerden bize gelen, evde her hangi bir haşarat, muzır mahluk
görürseniz yılan, çıyan, böcek vs. bunları hemen telef etmeyin.
Zararları yoksa ilişmeyiniz, denilmiştir. |