::Ücretsiz Bakım ::Remil Bakımı ::Medyum ::Vefk ::Melek-Şeytan-Cin ::Büyü ve Büyücülük ::Manevi İlimler ::Metafizik ::Fallar ::Astroloji

::Anasayfa ::Çalışma Alanlarım ::Biyografim ::Esma-ul Hüsna Havas ve Esrarı ::Peygamber Efendimiz ve Evliya ::Mübarek Gün ve Geceler ::İletişim

 
  Medyum Nedir
 
Medyumluk Nedir
  Medyum Hakkında
  Medyum Seansı
  Medyum ve Cinler
  Medyum İstek Yasası
 
Medyumlar Hakkında
 
Medyum ve Tezahür
 
Medyumluk Terimleri
 
Medyumun Sözlüğü
  Medyum Hakkında
  Medyum&Medyumluk
 
Medyumun Meziyetleri
 
Medyumlar ve Hocalar
 
Medyumlar ve Ektoplazma
 
Medyumların Bakım Çeşitleri
 
Medyumluğun Tezahür    Yönü
 
Medyumlar Nasıl Bilgi Aktarırlar?
  Medyumluğun İdrak ve İrade Yönü
 
Medyumluk Madde Ötesi Tecrübelerdir
 
Medyumlukta    Profesyonellik Gerekleri






 

 
Cinlerin metafizik alemden şehadet yani görünen, fiziki aleme geçişinde çeşitli sebepler vardır. Ya bizim alemimizde manyetik bir hadise vuku bulur, ya iki alem arasında bir menfez, koridor meydana gelir ya da medyum özelliğine sahip bir kişi, bilerek veya bilmeyerek bünyesi gereği buna vesile olur. Yoksa hiçbir cin kendi aleminin hudutları dışına kendi iradesiyle çıkamaz.
  
  Aynı dünyada olmamıza rağmen boyut farklılığı bir hakikattir. Cinler, canları istediği zaman metafizik alemden, fizik aleme geçemezler.
  
  Cinler, kendi alemlerinden, şehadet alemine geçtiği zaman, rasgele kişilere musallat olamıyor, herkese tesir edemiyor. Ancak, doğuştan medyumluk özelliği olan insanlarla muhatap olabilir veya bünyesinde bir menfez, bir açık, bir rahatsızlık bulunan kişilere musallat olurlar. Bu kişiler de genellikle içine kapanık, korkak, çekingen, psikolojik olarak dengesiz, şizofreni ve beyin yönünden bir rahatsızlığı olan kişilerdir.
  
  Cinler kendi alemlerinden şehadet alemine devamlı kalmak üzere geçemez. Muhakkak belli bir zaman sonra geri dönmek zorundadır. Nasıl ki, komaya giren bir insanın belli bir zaman sonra uyandırılması gerekiyorsa, suya giren bir insan belli bir müddet sonra sudan çıkmak zorundaysa, cin de bir vakit sonra kendi alemine dönmek zorundadır. Tek imkanı vardır o da, ya medyumluk özelliğe sahip manyetik enerjili bir insan bulmak ve onunla muhatap olup enerjisinden istifade etmek, ya onun içine girip bir müddet vaziyeti idare etmek, ya zayıf ve hasta bünyelerden enerji hırsızlığı yapmak ya da herhangi bir sinek, böcek vs. hayvanın içine girip zaman kazanmaktır.
  
  Asr-ı saadetten bir hadise bize bu konuda ışık tutmaktadır. Hz. Ayşe (r.a.) validemiz bir gece cinler tarafından yatağından kaldırılarak yüksek bir mahkemenin huzuruna getirilir. Hz. Ayşe validemiz sebebini sorunca: Sen cinlerden bir Müslüman katlettin. Bunun mahkemesi yapılacak, denildi. O da: ‘Ben nerede bir cin öldürdüm?’ dediğinde ona cevap verildi:
  Sen Kur'an-ı Kerim okurken, bizim Müslüman cin kardeşlerimizden birisi bir yılanın içine girerek seni dinlemeye geldi. Siz hanenizde o yılanı görünce öldürdünüz. Dolayısıyla içinde bulunan kardeşimiz de öldü. Bunun hesabı görülecek.
  
  Hadisenin sonunda barış ve anlaşma yapıldı. Olay tatlıya bağlandı. Zaten rivayetlerden bize gelen, evde her hangi bir haşarat, muzır mahluk görürseniz yılan, çıyan, böcek vs. bunları hemen telef etmeyin. Zararları yoksa ilişmeyiniz, denilmiştir.