::Ücretsiz Bakım ::Remil Bakımı ::Medyum ::Vefk ::Melek-Şeytan-Cin ::Büyü ve Büyücülük ::Manevi İlimler ::Metafizik ::Fallar ::Astroloji

::Anasayfa ::Çalışma Alanlarım ::Biyografim ::Esma-ul Hüsna Havas ve Esrarı ::Peygamber Efendimiz ve Evliya ::Mübarek Gün ve Geceler ::İletişim

 
  Medyum Nedir
 
Medyumluk Nedir
  Medyum Hakkında
  Medyum Seansı
  Medyum ve Cinler
  Medyum İstek Yasası
 
Medyumlar Hakkında
 
Medyum ve Tezahür
 
Medyumluk Terimleri
 
Medyumun Sözlüğü
  Medyum Hakkında
  Medyum&Medyumluk
 
Medyumun Meziyetleri
 
Medyumlar ve Hocalar
 
Medyumlar ve Ektoplazma
 
Medyumların Bakım Çeşitleri
 
Medyumluğun Tezahür    Yönü
 
Medyumlar Nasıl Bilgi Aktarırlar?
  Medyumluğun İdrak ve İrade Yönü
 
Medyumluk Madde Ötesi Tecrübelerdir
 
Medyumlukta    Profesyonellik Gerekleri






 

 

İnsan istediği taktirde evrensel enerjiyi harekete geçirip yerel olmayan bir iletişim kurabilir. Buna ‘İstek Yasası’ diyebiliriz. Bu yetenek her insanda vardır, ama istek olmadıkça yetenek harekete geçmez. İnsan kendini beş duyu ile kısıtlamadığı taktirde istek yasasını harekete geçirerek birçok açıklanması zor olan işler başarabilir. Öncelikle an içinde bulunmak ve trans (vecd) haline geçerek zaman kavramından uzaklaşmak gerekir. Bu yasayı harekete geçirebilen Asya Türklerinin Kam dedikleri şaman kişilerden söz edeyim.
 
 Kamlar manevi güçlerini kullanabilen ve bu sayede elde ettikleri bilgileri uygulayabilen insanlardır. Kamların evrensel enerjiye hakimiyetleri şu alanlarda belirir.
 
 1.) Hastalıkların tedavisi (Şifacılık).
 2.) Ruhsal irtibatlar (Medyumluk)
 3.) Kehanet çalışmaları (Duyular ötesi).
 4.) Doğa olaylarını etkileme.
 5.) Diğer insanlarla ruhsal etkileşme.
 
 Tüm bu faaliyetler Maji (İlm-i-Ledün) olarak algılanmış ve pozitif bilim tarafından red edilmiştir. Ancak insanın kendi hayrına olduğu kadar bütünün hayrına yapılan bu tür faaliyetler İstek yasası sayesinde olur. Örneğin, şifacılıkta önemli olan hasta kimsenin şifa bulmak için gösterdiği istektir. Bu istek olmadan şifacı başarılı olamaz. Keza medyumluk da isteğe dayanır. İnsan istemedikçe kendisine hiçbir ruhsal bilgi aktarılmayacaktır. Duyular ötesi algılama da aynı şekilde istek yasası sayesinde gerçekleşir.
 
 Evrende bir de temel bir benzeşim olduğunu söyleyebiliriz. Çekirdek etrafında dönen elektronlardan oluşan atom ile güneş etrafında dönen gezegenlerden oluşan güneş sisteminin benzeşimi bir tesadüf değildir.Bu temel benzeşim adeta bir doğa yasası gibidir. İstek yasasını kullanarak Benzeşim yasası denebilecek bir mekanizmayı harekete geçirmek mümkündür. Doğa olaylarını ve diğer insanları etkilemek için yapılan törenlerde temel yaklaşım Benzeşim yasasıdır. Örneğin Avustralya yerli toplumlarında yağmur yağdırmak için yapılan törende katılanlar sağanağa yakalandıklarında yapacakları hareketleri taklit ederler. Bu taklitte Benzeşim yasası geçerlidir. Benzeşme yoluyla taklit edilen gerçekleşecektir. Aynı şekilde, eski dönemlerde, bir insanı veya hayvanı etkilemek için ona benzeyen bir heykel veya resim yapılır ve benzeşim yasası ile simge üzerinde çalışılırdı. Örneğin eski mağara dönemi insanları ava çıkmadan önce avlamak istedikleri hayvanın resmini duvara çizer ve bir de mızrak saplarlardı. Böylece resim ile ertesi gün oluşacak gerçek olay arasında benzeşim yoluyla bir bağ oluşturmayı amaçlarlardı. Birçok eski mağara resim ve heykellerinin esas nedeni budur.
 
 Bu tür yaklaşımda şu mantık geçerlidir. “Bugün nasılsa yarın da öyle olsun. Burada nasılsa orada da öyle olsun”. Görülüyor ki istek yasası ve benzeşim yasası uygulanırken ne zaman ne de mekan bir kısıtlama getirmiyor. Gerçekten de zaman ve mekan büyük çapta kendi kendimize akıl ve mantığımızla yarattığımız birer kısıtlamadır. Ruhumuz ne zaman ne de uzay ile kısıtlıdır. Ruhumuz evrenin enerjisi ile etkileşim haline girdiği taktirde hiçbir olayın tesadüf olmadığını anlar. “Tesadüf” dediğimiz şey, bizim olaylara nesnel olarak bakışımızdan kaynaklanır. Olayların uzay ve zaman içinde birbirlerinden bağımsız bir şekilde oluştuklarını varsaydığımız sürece tesadüfi bir şekilde geliştikleri kanısına kapılırız. Oysa ki her varlık diğer her varlıkla sürekli bir ilişki içindedir. Bu gerçeği en iyi sezebilenler mistik yönlerini inkar etmemiş olan kişilerdir.