|
Ekranda ne zaman bir medyum
görseniz, mutlaka karşısında bir din adamı vardır. Medyum bir
türlü kendisini ifade edemez. Her lafı özenle didiklenir ve her
lafından sonra din adamına
bu konuda siz ne söyleyeceksiniz efendim denir. Din adamı da
bekleneni söyler ve karşısındakini azarlar azarlar. Bu size de tuhaf
gelmiyor mu? O an ekranda ki şahıs belki medyum belki sadece
medyum olduğunu iddia ediyor. Buradaki önemli konu medyumun
karşında bu durumu değerlendirmesi istenen ve görüşleri kanun
kabul edilen bir din adamı.
Buradaki sözlerim
sakın ola yanlış anlaşılmasın.
Asla ve asla din adamlarına bir lafımız yok. Ama Allah aşkına
bir din alimi medyumluk hakkında ne bilebilir ki! Sizde
medyumluğu dini çerçevede değerlendiren birisi iseniz
tabi ki çok şey bilir
diyebilirsiniz. Gerçekte medyum ile din alimi arasında sadece
mesleki anlamda bu işin caiz
olup, olmadığı konuşulabilir. Çünkü din aliminin branşına uyan
tek şey bu işin ilahi nizama aykırı olup olmadığıdır. Ama
maalesef
bu türlü programlarda din alimi otorite kabul edilir ve
medyumluğu her açıdan değerlendirmesi istenir.
Gerçekte medyumluğu tek başına izah
edebilecek bir bilim dalı yoktur. Medyumluğun değerlendirilişi
muhakkak ki pozitif bilimler ışığında olacaktır. Bu işi Fizik,
kimya, matematik, tıp bilimlerinin ortak çalışması
ortaya koyabilir ancak. Kim bilir belki bir gün medyumluk
ülkemizde de akademik düzeyde incelenir, ne dersiniz? |