::Ücretsiz Bakım ::Remil Bakımı ::Medyum ::Vefk ::Melek-Şeytan-Cin ::Büyü ve Büyücülük ::Manevi İlimler ::Metafizik ::Fallar ::Astroloji

::Anasayfa ::Çalışma Alanlarım ::Biyografim ::Esma-ul Hüsna Havas ve Esrarı ::Peygamber Efendimiz ve Evliya ::Mübarek Gün ve Geceler ::İletişim

 
  Medyum Nedir
 
Medyumluk Nedir
  Medyum Hakkında
  Medyum Seansı
  Medyum ve Cinler
  Medyum İstek Yasası
 
Medyumlar Hakkında
 
Medyum ve Tezahür
 
Medyumluk Terimleri
 
Medyumun Sözlüğü
  Medyum Hakkında
  Medyum&Medyumluk
 
Medyumun Meziyetleri
 
Medyumlar ve Hocalar
 
Medyumlar ve Ektoplazma
 
Medyumların Bakım Çeşitleri
 
Medyumluğun Tezahür    Yönü
 
Medyumlar Nasıl Bilgi Aktarırlar?
  Medyumluğun İdrak ve İrade Yönü
 
Medyumluk Madde Ötesi Tecrübelerdir
 
Medyumlukta    Profesyonellik Gerekleri






 

 
Medyum, normal bir insanin beş duyusuyla algılayabildiği sinyallerden çok daha yüksek düzeydeki sinyalleri algılayabilen özel yeteneklere sahiptir. Günümüzde her sokağın başında, gazete köşesinde, ekranda bir medyum bulmak mümkün olsa da bunların içinde gerçekten medyum olan kişi sayısının çok düşük yüzdelerde olduğunu söylemek için ayrıca medyum olmaya gerek olmadığı aşikardır.

Bazı özel yeteneklerde olduğu gibi medyumlukta genellikle sıkıntılı bir dönemin ardından veya bir kaza sonrası ortaya çıkmaktadır. Bu durum beynimizdeki bazı ölü merkezlerin bir travma veya gergin bir olayın etkisiyle devreye girmesi olarak kabul edilebilir.

Medyumlarin her an vizyon görmeleri veya üst boyutlara geçmeleri mümkün olamaz. Medyum bazen yemek yerken, bazen otobüste seyahat ederken veya hiç beklemediği bir yer ve zamanda bir mesaj alabilir. Bazı psikometri medyumları eğer yetenekleri üst seviyelerde ise bazı eşyalara konsantre olarak o eşya veya sahibi ile ilgili bilgi verebilir.

Günümüzün ekonomik kosullarinda insanlari istismar ederek onların üzerinden para kazanmak isteyen bir çok üç kağıtçı piyasada medyum adi altinda çalışıyorlarsa da medyumluk bir çok insanda bulunan ön sezilerle ayni kefeye konulacak bir özellik degildir.

Medyum, ciniyle elde ettiği güç sayesinde, olayları sanki televizyon ekranından görüyormuş gibi anlatır. Cin tarafından verilen bilgiler ve de gösterilen konulara, medyumun da bir yorum katarak o konu hakkında görüşlerini sunar. Buradaki en önemli olaylardan biri, cinin medyumu etkisi altına alarak, medyumun kendi bedensel enerjisini baskıda tutarak, ona baskı yapıp, medyuma fark ettirmeden, hükmetmeye başlamasıdır. Sonucunda medyum çok zarar görür. Hatta medyumun bu şekilde baskı altında kaldığından dolayı vereceği bilgilerin tamamının yanlış bilgiler olması kesindir. Bu yanlış bilgi bazen medyumu korumak içinde verilebilmektedir.  Baskı uzun bir süre devam edip, medyumu bırakmayıp ona etki ederse davranış bozuklukları, akıl ve bilincinde farklılıklar çelişkiler yaşayabilmesi sıkça görülmektedir.

 Medyum, cinci hoca, kahin, falcı gibi v.b. adlarda da çağrılsa hepsinin ortak tek noktası, insan vücudunda var olan bazı çevrelerce ismi konulmak istenmeyen cin sahiplenmesidir. Aslında onlara ruh diye gözüken ve bilgi veren dinimiz esaslarına göre cindir.

"Cinler, şua ve enerji gibi varlık olduklarından, vücudun her tarafına nüfuz edebilme kabiliyetini haizdirler. Aslı cin olan şeytan için, Efendimiz (sav): "O, kanın damarlarda dolaştığı gibi, insan vücudunda dolaşır" buyurmaktadır. Bu hadisten anlaşıldığı gibi cinler, vücudun en iç organlarına kadar nüfuz edebilir ve orada bir kısım hastalıklara sebep ya da o hastalıklara engel olabilirler. Ancak onların, bu özelliklerinden istifade etme niyetiyle tedavi vb. hususlarda kullanılması, -o mevzudaki metod ve kıstasları kendi dünyalarına ait olacağından- çok defa tehlikeli olabilir.

Cinler, Kur"ân"da bildirildiği üzere, "Levh-i Mahv ve İsbat"ta olan şeylere muttali olmaya çalışır; oradan gözlerine ilişen bilgileri alır ve daha sonra da onları kendi hesaplarına değerlendirebilirler. Bazen, böyle hırsızlık sonucu elde ettikleri şeyleri, kendilerine açık insanların kulaklarına fısıldar; Efendimiz"in ifadesiyle "gır gır" eder ve çoklarını baştan çıkarırlar; zira bu bilgilerin %99"u kendi kattıkları yalanlarla doludur. Evet belki bunlardan %1"i doğru çıkabilir; işte bu, diğer yalanlara referans olur... Kur"ân-ı Kerim"de cinlerin bu durumunu anlatan birçok âyet vardır. Şimdi onların birkaçının icmâlî mealini zikredelim: "Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyredenler için onu süsledik. Onları, taşlanmış her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür." (Hicr/16-18), "Biz yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik. Ve itaat dışına çıkan her şeytandan koruduk. Onlar, artık mele-i âla"ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar. Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır. Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da her şeyi delip geçen bir parlak ışık takip eder." (Saffat/6-10)

Bütün bu özellikleriyle cinler, insanları her zaman saptırmaya, aldatmaya.. açıktırlar. Nitekim tarihe baktığımızda, cinlerin getirdikleri haberleri bir şantaj olarak kullanıp insanların farklı yorumlara girmelerini sağlamaktan tutun da, bir virüs gibi, insanların en hassas organlarına kadar girip cinnetlerine sebep olmaya kadar birçok vak"aya şahit oluruz. Evet onlar, her vesileyle insanları aldatmaya çalışmışlar; neticede de dinî duygu, dinî düşüncelerini alt-üst edip onları saptırmışlardır. Ondan öte, bu insanların kendilerini kendilerine farklı göstererek, yer yer müceddid, mehdi, mev"ud İsa.. gibi iddialarda bulunmaya sevketmiş; onlarla beraber pek çoklarını da baştan çıkarmışlardır. Bu bakımdan her halükârda onların bu aldatma ve saptırmalarından Allah"a sığınılmalı ve gaybdan verecekleri haberlere de asla itibar edilmemelidir.

Gaybdan haber verme şekli, bir de medyumlukla olabilir ki, o biraz daha farklı bir olaydır. Günümüzdeki görülen şekliyle medyumluk, yine cinlerle irtibattan ve onların verdiği haberleri aktarmaktan başka bir şey değildir. Aslında gerçek mânâda medyumluk, zaman ve mekân üstü bir hâl alma demektir ki, bu, dünü ve yarını bugünle beraber görmeyi netice verir. Bu mertebedeki bir medyum, bir kısım hadiseleri önceden haber verebilir ya da geçmişteki hadiseleri anlatabilir. Ama bunların verdikleri, verecekleri haberler iltibastan hâli olmadığı için bir kıymet-i harbiyesi yoktur.

Geçmiş ve geleceği aynı anda görme meselesi, bazılarında velayeti ihrazla, bazılarında da ruha kendi gücünü kazandırmakla hasıl olur. Zannediyorum gerçek medyumluk, onu bu ikinci kategori içindeki insanlar arasında aramalıyız.