 |
Cinler hakkında Merak
Ettiğiniz Her şey !!! |
 |
| |
BAZI İSLÂM DÜŞÜNÜRLERİNİN GÖRÜŞLERİ
Şimdi de İslam düşünürlerinin en
ileri gelenlerinden biri olan hicrî (kamerî) tarihle 260-324 yılları
arasında yaşamış bulunan İmam Ebu Hasan El-EŞ`ARİ`nin "CİN"
hakkındaki görüşünü nakledelim:
Büyük bir
bünyede (bedende) tecelli eden hayat, basit bir tek cüzde de tecelli
edebilir... Hakikat itibarıyle, hayat, madde ve cisimlerin bir
tabiatı değil, bir emri Rabbanîdir... Onun için, bir cüzde, büyük
büyük cisimler tecelli edebilir...
Göz ortada bir bünye olmadığı halde,
başkalarının göremediği bir cisim görebilir... Hattâ görmek için göz
bile şart değildir. "Allahû Teâlâ murad ederse, gözler kapalıyken
bir insan parmak ucuyla bile görebilir...
CİN`ler de böyle, bünyesi (yani
cesedi) olmayan, bir hayat kuvveti olmak üzere cisimlerin herhangi
bir cüzünde görünür veya görünmeyebilir...
Ayrıca, CİNNİ`lerin de kendilerine göre
bir cismânî bünyesi olabilir... Lâkin, bizim her bünyeyi görmemiz
gerekli olmadığı
gibi, gördüklerimizin de her
cüzünü görmediğimiz mâlûmdur... Şu halde, gözlerimizin önünde nice
nice bünyeler bulunurken, biz onları göremeyebiliriz... Nitekim,
mikropları, sıradan bakışla göremediğimiz gibi, hava hareketleri
içinde duyularımızla tesbit edemeyeceğimiz ışık zerrecikleri de
olabilir; ve bunların kimi bize uzak, kimi yakın, kimi yüksek, kimi
alçak olabilir..
Biz bütün cisimleri ve bütün cismânî ve
fiziki kuvvetleri keşfetmiş değilizdir.. Şu halde, gerek ruhani,
gerek cismânî bakımdan, bizim hislerimizden (beş duyumuzdan) örtülü
yaratıklar bulunduğunu inkâr etmek,
düşünen insan için doğru davranış değildir.
İslam alimlerinden olan FEYRUZ ABADİ
ise, "Besâir" isimli eserinde
cin için özetle şöyle bilgi
vermektedir:
"CİN hakkında iki görüş vardır:"
-elbette ki o gün için konuşuyor-
1-CİN, insanın beş duyusuyla tesbit
edemediği, örtü altında olan ruhânî yaratıklara verilen isimdir ki,
"ins" karşılığıdır.. Bu sûretle, bu mânâda kelimeye, melâike,
şeytanlar ve CİNler girer... Binâenaleyh, melâike ile CİN arasında
özel ve genel bağlantı vardır.
Her melâike CİNdir; CİN melâike
değildir...
1.CİN, ruhânî (bedensiz) yaratıkların
bir kısmına denilir... Zira, ruhânî yaratıklar üç kısımdır:
a-Ahyardır (hayırlılar) ki,
melâikedir..
b-Eşrardır
(şerliler) ki şeytandır...
c-Ahyarı da eşrarı da bulunan
aradakilerdir ki, tam mânâsıyla bunlar da CİN taifesidir..."
(Hak
Dini c:3, s:2031)
İleride de tekrar üstünde duracağımız
için, konumuzla çok yakından ilgisi olan iki kelimenin; "ŞİHAB" ve "SEMÛM"
kelimelerinin Arap lisanında ne anlama geldiğini Hamdi Yazır
merhumun tefsirine dayanarak verelim:
"ŞİHAB", lugatta "ateş alevi"
demektir.
"SAMM". semm maddesinde fail; "SEMÛM"da
onun mübalağası feul sıgasıdır... "SEMM", "zehir" ile, bir de "SEMMÜLHIYAT"
gibi "ince delik" mânâsına gelir. Nitekim, bedendeki terin çıktığı
ve havanın nüfus ettiği gizli deliklere "mesemme", çoğulunda "mesamm"
veya "mesemmat", cemül cemine de "mesammat" denilir.
"CAN"ın "NARI SEMUM"dan halkedilmiş olması, CİN ve ŞEYTANIN insanın
gizli mesammatından hulûl edecek, zehirleyecek bir mâhiyette
olduğuna işarettir.." (c:4,s:3059)
|
|
 |
|
 |
|