CİNLERİN, SPİRİTİZMA MASALIYLA
İNSANLARI YÖNETMELERİ
İslâmî gayeler ötesinde, bu dine bağlı olmayanlar ile, İslâmiyetle
ilgisi nüfus kağıdını geçmeyenleri kendi yönetimlerine almak isteyen
CİNLER, hümanist fikirleri yem olarak kullanmaktadırlar...
Bunlar olgun insan, kamil insan
olmak için çeşitli şartlar ileri sürmekte ve insanları böylesine
mükemmel bir yaratık olmaya davet etmektedirler...
Bu şekilde insanları çevresine
toplayan CİNlerin ortaya saçtıkları bol hümanist (!) yani
insacıl fikirler olmaktadır...
Bu tip
görüşmeler de, gene özellikle bir kişinin uyutulması, yâni
bir ruhla bağlantılı olarak transa geçirilmesi
şeklinde olmaktadır...
Bir odaya üç-dört veya beş-
altı-yedi kişi toplanılır, ışıklar kısılır ve düşük voltajlı kırmızı
veya mavi renkli bir ampul yakılır...
Sonra yavaş yavaş yapılan
telkinlerle medyum yapılı bir kişinin uyutulmasına çalışılır...
Bu yapılan işlem gerçekte, o
kişinin tamamıyla uyutularak "İnsan"ın bilincinin "beden"
üzerindeki etkisinin ortadan kalkması içindir...
Bundan sonra uyutlan kişi sözde
anlatmaya başlar:
-Yavaş
yavaş yükseliyorum... Bulutları geçiyorum... Karşımda şunları
görmeye başladım...
Ve derken o gördükleriyle
konuşmaya başlar...
Ve görülenler ardından söz
alırlar...
Böylece filancanın veya
falancanın RUHUYLA (!) görüşme başlamış olur...
Halbuki bütün bunlar, onlarla
temas hâlinde bulunan CİN`in oradakileri uyutmak,
kandırmak gayesiyle sahneye koyduğu bir oyundan başka hiç
bir şey değildir... Uyuyan kişi, diğer bir deyişle transa geçirilen
kişi oradan bir milim bile öteye gitmemiştir uyumasından itibaren...
Ortada dönen oyunun içyüzü
şudur:
Kişinin uyumasından, yani
"İnsan"ın
bilincinin "beyin" "ve dolayısıyla "beden"
üzerindeki tasarrufunun
kalkmasından sonra, o uyutulan kişinin frekansına en yakın yapıdaki
"CİN", onunla iletişime geçmiştir...
Önce bu CİN bir adaptör, bir
radyo görevi gören o kişinin beynine sinyaller göndermeye başlamış;
ve beyindeki konuşma merkezine de etki ederek, o kişinin ağzından
değişik bir şekilde orada bulunanlara hitaba girişmiştir...
Ancak orada bulunan kişiler,
göremedikleri için CİNnin şuraya gidiyorum, şununla
görüşüyorum şeklinde uyutulana atfen sözlerini hakikat
sanmışlardır...
Gerçekte ne gelen vardır, ne de
giden!..
Sadece, ortada uyutulmuş ve
dolayısıyla da bilincinin iradî tasarrufu ortadan kalkmışmış bir
insan ile; onun beyninden istifade edip; orada toplananlara
hitabedip onları kandıran bir CİN vardır...
Artık bu iş
gerçekleştikten sonra oyunun gücü, etkisi, hep CİNnin
kapasitesine bağlıdır...
Eğer bu CİN, CİNlerin ileri
gelenlerinden, zekilerinden birisi ise, orada bulunanları
rahatlıkla etkisi altına alır; ve hatta onlara istediklerinin
hepsini yaptırabilir...
Çünkü, ortada kendilerine
hitâbeden, onların bazı sırlarını açıklayan fakat görünmeyen bir
varlık vardır!... Buna inanmamak ise, bu olaya şahid olanlara göre,
tek kelimeyle aptallık veya budalalıktır, çünkü konunun içyüzünden
haberleri yoktur...
|