MELEKLER
Esasen yaşamda varolan her şey, "CAN"lılığını ve "BİLİNCİNİ"
bahsetmekte olduğumuz "MELEK"lerden alır..
Bilgisayar kelimesiyle işaret ettiğimiz yapının varlığındaki atomlar
ve ışık kuantları, nasıl bir boyutsal derinlik ve öze
işaret ediyorsa; "insan" veya "hayvan" veya "cin"
dendiğinde de, onların alt yapısını oluşturan öze, cevhere, alt
yapıya "MELEK" denir..
Bu
yüzdendir ki, insan ve cin ve hayvan denilen tüm varlıkların orijini
tümüyle meleklerdir..
"CİN"
denilen varlıkların "melek"lerle karıştırılmasının, "şeytanın"
ise "melek" olarak sanılmasının sebebi de, yine bu özelliğin
iyi farkedilememesidir..
ÖZÜ
itibariyle "melek", bileşiminin oluşturduğu yapısı itibariyle
"CİN" olan "İBLİS"in halk ve hattâ bir takım hocalar
tarafından "başmelek" diye zannedilmesine yolaçan yanlış
anlama buraya dayanmaktadır.
Kur`anı Kerim’in "Kehf" Suresinin 50. ayetinde bu gerçeğe
şöyle işaret edilmektedir...
"ANCAK İBLİS SECDE ETMEDİ CİNDEN OLDUĞU İÇİN !.."(1)
***(1) Bu konunun detayı ve deşifreli açıklaması "AKIL ve İMAN"
isimli kitabımızdadır
Evet,
"CİN" sınıfı genelde, "İNSAN" sınıfına secde
etmemiştir!... Etmez de!.. Zira, yapısal olarak insandan pek çok
üstün özelliklere sahiptir... Burada secdeden murad, üstünlüğünü
kabul etme ve boyuneğmedir.. Yoksa önünde eğilip de başını toprağa
koymak değildir..
Evet...
"MELEKLER" canlı-cansız diye göresel bir biçimde ayırdedilen her
şeyin aslını ve orijinini meydana getirdikleri gibi; ayrıca çeşitli
ölçülerde ve boyutlarda canlı-bilinçli varlıklar olarak da
mevcutturlar..
Meleklerin insanlar üzerinde nasıl tasarruf ettikleri çok merak
edilen bir konudur..
Meselâ Azrail isimli canlıların "ölüm"üne vesile olan
melek... Sorulur... Tek midir, çok mudur?... Bir anda sayısız
canlıyı nasıl öldürür?...
Bunu
basit bir misâl ile açıklamaya çalışayım.. Uranüs’e gitmekte olan
gök aracı, NASA merkezinden gönderilen radyo dalgaları ile
yönlendirilmekte veya çeşitli işlevlere hazırlanmaktadır..
Bunun
gibi yörüngemizdeki sayısız uydular, hep NASA merkezi tarafından
gönderilen radyo dalgaları ile yöneltilmektedir...
İşte,
Azrail isimli melek de, yaydığı dalgalar ile, beyinlerdeki
bir tür kontağı etkilemekte ve "ölüm" denilen beynin
durmasını oluşturmaktadır... Nasıl, NASA`nın bir merkezden yaptığı
yayın aynı anda binlerce uyduya ulaşıp hükmünü icra ediyorsa,
Azrail`in yaptığı yayın da, aynı anda binlerce alıcı tarafından
algılanarak gereği oluşmaktadır..
Azrail gibi diğer bütün melekler dahi yaymış oldukları dalga
yayınlar ile beyinleri veya daha derinlemesine söyleyelim genetik
dizinleri ve hattâ "ruh" dediğimiz "dalga bedenlerin
beyinlerini" etkileyerek hükümlerini uygularlar...
Belirli bir şekli olmayıp, soyut yapılı salt bilinç melekler olduğu
gibi; belirli sûretleri olan melekler dahi ehlinin bildirdiklerine
göre mevcuttur...
İnsan
bedeninin nasıl bir "RUH"u var ise, yıldızların ve
takımyıldızların dahi birer ruhu vardır ki, gene bunlardan da
dinde "melek" kelimesiyle bahsedilmiştir...
Ayrıca, her bir gezegen veya yıldızın -ki buna Güneş de dahil-
kendine özgü canlıları vardır ki, bunlar da gene "melekler"
sınıfı içinde yeralmışlardır..
Meselâ Güneş`in kendine has canlıları vardır... Güneş`in
yapısına uygun bu canlıların adı dini terminolojide "ZEBÂNÎ"dir!...
Bu isim onlara, oraya gidecek "insanlara göre" verilmiştir..
Ellerine düşen varlıkları "zebûn edici" yani aşağılayıcı,
horlayıcı, onlara istedikleri her şeyi yapacak özellikleri
dolayısıyla bu şekilde isimlendirilmişlerdir...
Esasen bu varlıklar, kendi başlarına kötü varlıklar değillerdir...
Güneş içinde yaşamaları ve orada meydana gelmeleri sebebiyle son
derece güçlü, bize göre lâtif, hareket kâbiliyeti son derece yüksek
varlıklardır... Dışarıdan, güneş içine gidecek olan "ruhlar"
ise, yer çekimi Güneşe göre son derece düşük olan Dünyada meydana
geldikleri için orada büyük bir zayıflık ve güçsüzlük içinde
olurlar...
Çeşitli hadislerde, cehenneme gidenlerin bedenlerinin çok büyük
oluşundan sözedilmesi ve orada ancak sürünerek hareket
edebileceklerinin ifade edilmesi, hep düşük yeryüzü çekim alanından
çok çok yüksek Güneş yerçekim alanına gidilmesi dolayısıyladır..
Keza
Güneş`e gidecek "CİNLER" dahi düşük seviyeli dünya
yerçekimine göre yapılandıkları için, cehennem tâbir edilen bu
ortamda ora halkından büyük eziyet görür halde olacaklardır...
Güneş
gibi tüm yıldızların ve sistemlerin dahi kendine has orijinal
canlı-bilinçli varlıkları vardır; ve olması da elbette ki
gereklidir...
Ancak
ne var ki biz, çok büyük bir yanılgıyla, her yerde kanlı-canlı,
etli-kemikli, insansılar arıyoruz ki, bu da tümüyle yanlış hedefler
peşinde ömür tüketmemize yolaçmaktadır..