|
|
 |
Regaib Kandili |
 |
| |
Receb-i şerifin ilk Cuma gecesine
Regaib gecesi denir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki
kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü
teâlâ, bu gecede, mümin kullarına, ragibetler, yani ihsanlar,
ikramlar yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece
yapılan dua red olmaz ve namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere,
sayısız sevaplar verilir.
Bu gece, Peygamber efendimizin babasının evlendiği gece
değildir. Böyle söylemek yanlıştır. Resulullahın dokuz aydan
önce dünyayı teşrif etmiş olduğunu bildirmek olur ki, bu da,
noksanlık ve kusurdur. Her bakımdan, her insanın üstünde ve her
bakımdan kusursuz olduğu gibi, Âmine validemizi nurlandırdığı
zaman da, noksan ve kusurlu değildi. Bu zamanın noksan olması,
tıp ilminde ayb ve kusur sayılmaktadır.
Bu geceye mahsus bir namaz yoktur. Regaib gecesini ibadetle
geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı
kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim
okur, tesbih çeker, tevbe istiğfar eder. Bugün oruç tutup,
gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Mübarek gecelerde ve her
zaman ilim öğrenmek hepsinden daha faziletlidir. İlmihal
bilgileri en kıymetli ilimdir.
Perşembe günü oruç tutup gecesini de ihya etmek çok sevaptır.
Perşembe ile birlikte, Cuma günü de oruç tutmakta mahzur
yoktur. (Gunye)
Receb ayında oruç tutmak faziletlidir. Hadis-i şeriflerde
buyuruluyor ki:
(Receb ayında Allah’a çok istiğfar edin; çünkü Allahü teâlâ
Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları
vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkleri vardır ki, ancak Receb
ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemi]
(Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.) [Gunye]
(Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün
de sonunda oruç tutana, Recebin hepsini tutmuş gibi sevap
verilir.) [Miftah-ül-cenne]
(Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi
bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden
uzaklaşır.) [Ebu Ya’la]
(Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez: Regaib gecesi, Berat
gecesi, Cuma gecesi, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.)
[İ.Asakir]
(Receb büyük bir aydır. Allahü teâlâ bu ayda hasenatı kat kat
eder. Receb ayında bir gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi
sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8
gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana,
Allahü teâlâ istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi,
"Geçmiş günahların af oldu” der. Receb ayında Allahü
teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını
oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti.)
[Taberani]
(Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutana, oruç tutulan
günler dile gelip "Ya Rabbi onu mağfiret et" derler.)
[Ebu Muhammed]
(Receb'in ilk Cuma gecesini [Regaib gecesini] ihya edene,
kabir azabı yapılmaz. Duaları kabul edilir. Yalnız, yedi
kimsenin duası kabul olmaz: Faizci, Müslümanları aşağı gören,
ana babasına eziyet eden, Müslüman olan ve dinin emirlerine uyan
kocasını dinlemeyen kadın, çalgıcı, livata ve zina eden, beş
vakit namazı kılmayan.) [S. Ebediyye]
[Bunlar, bu günahlardan vaz geçmedikçe, tevbe etmedikçe,
duaları kabul olmaz.]
Receb ayında yapılan dua kabul edilir, hatalar affedilir. Günah
işleyenin cezası da kat kat olur.
Hazret-i Hüseyin (radıyallahü anh) anlatır:
"Kâbe’yi tavaf ederken yanık sesle Allahü teâlâya dua eden bir
kimsenin sesini işittik. Babam bunu çağırmamı emretti. Güzel
yüzlü temiz bir kimseydi. Ancak sağ tarafı felç olmuş, kurumuş,
hareketsiz idi. Ona dedim ki:
- Sen kimsin, vaziyetin ne böyle?
- Menâzil bin Lâhık... Ben çalgı çalmakla, şarkı söylemekle
şöhret salmış, Arabistan'ın artisti denilen ünlü bir kimseydim.
Hep nefsin arzuları peşinde koştum. Recep ve Şaban aylarında
bile bu günahlara devam ederdim. Salih babam, beni bu
günahlardan kurtarmaya çalıştı. Bana, (Allahü teâlânın azabı
şiddetlidir, bir anda kahredebilir. Kötü arkadaşlardan vazgeç,
bu kötü işleri bırak! Melekler ve bu aylar senden şikayet
ediyorlar) dedi. Nasihate hiç tahammülüm yoktu. Babamın üzerine
yürüyüp, döverek susturdum. Üzüntülü ve kırık kalble, (Bu
aylarda oruç tutar, geceleri ibadet ederim. Beytullaha gidip
şerrinden korunmak için Allahü teâlâdan yardım dilerim) dedi.
Bir hafta oruç tutup Kâbe’ye giderek, (Ey Rabbim, mazlumların
âhını yerde bırakmazsın. Bu ayda, bu mübarek yerlerde yapılan
duaları reddetmezsin. Hakkımı oğlumdan al, onu felç et) diye dua
etti. Henüz duası bitmeden sağ tarafım felç oldu. Bunu görenler,
(Baba bedduasına uğramış kişi) derler.
- Baban bu haline ne dedi?
- Babamdan af ve özür diledim. Onun da babalık şefkati galip
gelerek beni bağışladı. Beddua ettiği yerde, bu sefer şifa
bulmam için hayır dua etmek üzere deve ile Beytullaha gelirken,
devenin ürkmesi ile babam düşüp öldü. Şimdi çaresizim.
Babam Hazret-i Ali, bu gence dua etti. Recebde yaptığı bu dua
bereketiyle Allahü teâlâ ona şifa ihsan eyledi.” |
|
|
 |
|
 |
|
|
|